gece yarısından sonra
şehir daha acımasız oluyor
vitrin ışıkları sönüyor birer birer
kediler
boş caddelerin sahibi kesiliyor
omzumda
eski zamanlardan kalma bir yorgunluk
aklımda yarım kalmış bir ses
ben yine yürüyorum
ayakkabımın altında ezilen yapraklar
kırık anılar gibi dağılıyor
insan geçmişini de yanında taşıyor
anılar
insanın cebinde unuttuğu eski bir eşya gibi
bazı insanlar vardır
gittikten sonra bile
hiç çıkmaz insanın aklından
sen öyle kaldın işte
adını düşününce hâlâ
eski bir sızı dolaşıyor içimde
sanki kapanmamış bir pencere
durmadan rüzgâr alıyor
bir otobüs durağında sigara yakan adam
uzun uzun yere baktı az önce
tanımıyorum onu
ama aynı şeyi düşündüğümüzü biliyorum
çünkü gece
birbirini tanımayan hüzünleri
aynı sokakta buluşturur bazen
yağmur başladı sonra
ince ince
eski bir şarkının içine yağar gibi
ceviz ağaçları sallandı uzakta
rüzgârın geçtiği duyuluyordu dallardan
bir yaprak düştü kaldırıma
dedim ki içimden
bazı vedalar
mevsim değişse de bitmiyor
çay söyleyip oturdum küçük bir kahvede
cam kenarı
en tenha masa
hayat ne garip
insan en dipteyken bile
garsona teşekkür edecek kadar
kırılmadan kalabiliyor
masadaki buğuya
bir şeyler yazıp sildim sonra
bazı cümleler
insanın içinde kalınca daha gerçek oluyor
sabah yaklaşırken
göğün rengi açıldı biraz
martılar geçti çatıların üzerinden
ve ben ilk kez
uzun zamandır ilk kez
acıyan yerime dokunmadan
sadece yürüdüm
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 26.05.2026 23:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!