Sabah erken uyanan gariban çiftçilerden,
Zorluk görmeden biten ömrü bilinmez aslen.
Güneş doğarken kalkıp karanlık bastırınca,
Tükenip döşeğine uzanmayan kişi kim?
*
Dalda meyve yetiştir uçan kelebek konsun,
Sarı inek otlarken dereden suya kansın.
Lezzeti emsalsizdir kızıl elma bağının,
Eşsizdir sofraları bizim şu yaylaların.
*
Yarar getirir elbet börtü böcek geyikler,
Unutmasın nimetten nasiplenen şahıslar.
Yürekte derin sızı taşır fani her zaman,
Toprağın gövdesinde barınır ulu taşlar.
*
Görünürdü eskiden çarşıları bedesten,
Mescit civarındaydı çeşme sağda dururdu.
Silindi şöhretleri sanları çöküp gitti,
Hasret büyütür kalbim yurdumun mazisine.
*
Giden kervan dönmüyor yollar sessizce ağlar,
Sönmüş ocak kararmış tütmüyor bak bacalar.
Gençler göç eylemişler ıssızdır memleketim,
Gözlerimde tütüyor eski sıcak yuvalar.
*
Rüzgar esip estikçe savrulur sarı tozlar,
Bahar gelse yeşerse gülecek solgun yüzler.
Uzaklardan süzülen hazin kaval sesidir,
Sılaya kavuşmayı bekliyor yaşlı gözler.
Kayıt Tarihi : 14.04.2026 21:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!