Yaşın otuz altı oldu bak hele,
Ömür rüzgar gibi savrulur yele.
Nasihat kâr etmez, düşmüşsün dile,
Bu gaflet uykusu ne zaman biter?
Ne namaz kılarsın, ne oruç tutarsın,
Günahı günaha ekler katarsın.
Dünyanın peşinde her gün batarsın,
Ahiret yurdunu hiç düşünmez misin?
Ananın gözünde dinmiyor yaşlar,
Gencecik yaşta bak ağardı saçlar.
Hakka eğilmeyen o dik mağrur başlar,
Musalla taşına gelmeyi mi bekler?
Ezanlar okunur kalbin uyanmaz,
Nefsin çok kibirli, Hakka boyanmaz.
Bu yalan dünyaya can mı dayanır?
Azrail kapını çalmadan uyan!
Biz hüzün içinde, bağrımız yara,
Yarın mahşer günü yüzün kapkara.
Düşmeden tabuta, girmeden mezara,
Tövbeye yönel de özüne uyan!
Çayımız demlenir, ocak hararet,
Sana son çağrımdır bu bir işaret.
Kuluna yakışmaz böyle esaret,
Silkin de üstünden tozu at oğul!
Uğur’um sızlıyor evlat acınla,
Rabbime yalvardım dertli başımla.
Helalleş sarsılıp akan yaşımla,
Geç kalma, defterin dolmadan uyan!
Kayıt Tarihi : 2.06.2026 16:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!