Senin için bir ergenlik hevesiydim,
Belki de boş konuşanın tekiydim,
Bilmiyordun, tebessümünü gözleyen
Röntgencinin biriydim.
Tebessümünü görünce kendimden geçerdim.
Korkarak sever oldum seni
Gittin ya bir kere, yaşadım sensizliği
Geldin ama geçmedi korkum, ya gidersen bir daha
Bu kadar alışmışken sana,
Kalkıp gidersen neylerim
Yoruldum...
Hayatımı yeniledim
Ve yeniden doğruldum
Kendimi buldum
Bıkmışım beklemekten
Çakallarla doluyken etrafım
Mankurtların da türediğini gördüm
Gardaşım dediklerim duşman olmuş...
Tek umut Türklükte; uğruna öldüğüm
Ben Türküm boyun eğmem namerde.
Hepinizin en iyi dostuydum ben
Hiç biriniz kıymetimi bilmediniz
Her derdinizde yanınızdayken
Benim derdim var mıdır hiç düşünmediniz
İçiniz yandı, ben de sizinle yandım
Bir adam yürüyor demirlerin arasından.
Eli cebinde, gözü gökyüzünde.
Bulutlarla çevrili etrafı.
Dalgın. Aklı derinlerde,
Bedeni yeryüzünde,
Ruhu bulutlara yükselmekte.
Bir Ağustos sabahıydı,
Her zamankinden farklıydı,
Bu sabah bambaşkaydı,
Artık yeri bende ayrıydı.
Her şeyi bambaşkaydı benim için.
Sabahın kızıl örtüsünden
Bir ağartı sızar gelir
Ağartı büyür, gök beyaza bürünür.
İşte o vakittir kalplere huzurun düştüğü,
Bir Allah-u Ekber insanların yüzünü güldürür.
Biz böyle olmamalıydık,
Azizim, böyle sevmemeliydik.
Öyle sevdik ki,
Gideceğini düşünemedik.
Biz hep baharı yaşatmayı düşündük,
Bir gün dönüp gelirsen
Sımsıkı saracağım seni bilesin
Kalbini kalbime getirirsen
Bütünleşeceğiz seninle bilesin
Bir gün dönüp gelirsen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!