O eski geniş yapraklı kavağın altında tanışırdık hayatla.
Genelde kavgalar oyunlar arasında geçerdi.
Çocukluğum gençliğim ince naifti bilhassa insanlar tanıdım güçlüydü babaydı.
Koruyan canı can bilen anneler görürdüm merhametliydi şefkat sarardı sofraları epeyce.
Yoksuldu belki evler ama muhabbetliydi çoşkuluydu.
Uzaktan Yakından
Yoğun saatler insan sesleri uzaktan yakından merhaba diyen kuşlar adil bir ölüm çığlığı sonra
Uzaktan Yakından
Yoğun saatler insan sesleri uzaktan yakından merhaba diyen kuşlar adil bir ölüm çığlığı sonra
Adı konulmamış öteler zinciri
Felaketin eşiğinde nelere faydalı olmadı bu kalp.
Üzülme Sen
Üzülme sen lakin ben geberiyorum diye,
Işığını kaybettim diye.
Şimdilerde hayat gemisi su alıyor sevdiğim.
Unutumam seni kahrından bin saçda ağartırım.
Bir ses var kâinatın derin boşluğunda,
Sessizlik sandığın şey, aslında bir hitap.
Atomdan galaksiye uzanan o nida
Diyor ki: “Ben tesadüf değilim.”
VELHASIL
Gözlerinde kaybolan o parıltıyı gördüm en derinde ,
Bir yıldız gibi geceyi aydınlatırdı sanki gecelerin zulmetinde,
Her anınla bir ömre bedel sevgili sevgi kelebekleri uçuyor şimdilerde o sevdiğin gökyüzüne,
Seninle her şey bir başka bahar, Rahmandan bize armağan
Yaşanan onca şeyden sonra bir cümle söylesen bitecek gibi kal desen gitmek zorunda kalan kim varsa şayet, onların yerinede savaşırım gibi.
Aklım almıyor bazen bu kötü çağda kötülerde kazanıyor denizler taşıyor...
Oysa mavi en sevdiğim renkti senin gözlerindeydi, sende bitiyordu yüzüklerimiz
duymuyordun ama beni.
Ve zaman geçtikcede mutlu olman gerekiyormuş,
Yağmurda Sen
Yağmurda sen şimdi aklıma gelsen sonra unutsam umutsuzluğu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!