Dağlarında al mor çiçek oldu mu?
Dallar yeşil yaprağını buldu mu?
Bensiz oralarda murat alan yar,
Ne haldeyim hiç haberin oldu mu?
Yar kadifemsi toprakta gezersin,
YENİ NAZIM TÜRLERİ
NAZIM TÜRÜ: GÜLCE
*******************
1-Gülce, aynı zamanda adını, edebi akımımıza da vermiş olan bir nazım türüdür.
Derdini bir döksen destan olursun,
Yad ele söylesen dosttan olursun,
Dostlar düşman kesilir gelir seyre;
Çakallar uğrağı bostan olursun..........FERİDE BEKTAŞ
Yadel sır saklamaz sır verme sakın
Düz olan yollari bile yokuş,
Havada bi değişik uçar kuş,
Ah! Sila özlemi nakis nakış
Şu gurbet çekilir şey degil.
GURBET sözcüğü nasil da serttir,
Bâd-ı Sabâ söyle o zalim yare,
Feryad ü figanım arşa dayandı.
Sökün etti çiğer can pare pare,
Feryad ü figanım arşa dayandı.
Benden haber edin o gafil yara,
Ebru sanatının nerede ve ne zaman başladığı kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bugün bilinenen modern ebrunun 13. yüzyılda Türkistan’da, Semerkant’ta ve 14. yüzyılda İran’ın doğusundaki Herat Yöresinde yapıldığına dair bazı kaynaklar bulunmaktadır. Ebru da aynen kağıt gibi İpek Yolu ve diğer ticaret yollarını kullanarak doğudan batıya yayılmıştır.
Tarihi tesbit edilmiş en eski ebru 1447 yılına ait olup,Topkapı Sarayı’nda bulunmaktadır. Bu eserden hem Sayın M. Ali Kağıtçı, hem de Sayın Uğur Derman bahseder.
Osmanlı döneminde bir çok ebruzen yetişmiştir. Bu dönemde ebrulu kağıtlar devlet belgeleri ve resmi yazışmalarda zemin olarak kullanılmıştır. Buradaki
başlıca amaç estetik değerlerin yanı sıra tahrifat girişimini engellemeyi amaçlamaktadır ki, bugün çek, senet ve kağıt paralar üzerindeki karmaşık desenlerin mantığı buna dayanmaktadır.
Ebru tarihinde bugüne kadar tesbit edilebilen ilk ebruzen “şebek” lakabı ile bilinen Mehmed Efendi’dir. Ebru yapımı ve terkiblerini anlatan en eski belge niteliğindeki “Tertib-i Risale-i Ebri” adlı eserde adı geçer ki “Allah rahmet eylesin” duası ile anılır.
Ebru tarihinde içinde bilinen en önemli üstadlardan biri de Hatib Mehmed Efendi’dir (vefat t. 1773) . Günümüzde “Hatip” adı ile anılan ebru türünü çokça kullandığından bu adla anılır olmuştur.
Peygamberdir ulu Mevla,
Ali Haydar koca derya,
Hacı Bektaş pir evliya,
Hala dersin yezit yezit….
Eza gördü Al-i aba,
Peygamberdir ulu Mevla,
Ali Haydar koca derya,
Hacı Bektaş pir evliya,
Hala dersin Milcan,Milcan,
Hala dersin Mervan,Mervan...
Geceyi bekleyen gün aşkına,
Deva bekleyen hasta aşkına,
Sararip dokulen yaprak aşkına,
Hasretinle yakma beni.
Darda kalan aşıklar aşkına,
Bahtım gün yüzü görmez kapkaradır geceden,
Hayaller mutluluğa kanıyor işkenceden,
Deli gönlüm bahtiyar közdeki neticeden,
Hasretin sultanıyım,vuslatın da esiri.
Bu âlemde bitmesin çileli imtihanım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!