Ayışığında bir sahne konu sen
Attığın bu kentte ben yasaktayım
kimliksiz sokakta ve hep sonu ben
Son bir kez kendimi oynamaktayım
Yas mı tutar sandın bu şehir bakıp
Biliyordum bu dünyadan
Daha güzel bir yer vardı
Rüyalarımda ki gibi
Hayalini kurduğum
Düşlerim gibi
Bırakıp gitmek istiyordum
Bir toprağa atılan tohumlar gibi
Tane tane ve tertemiz
Atıldık dünya denilen yere
Büyüdük yavaş yavaş
Ayetler tercüman oldu
Yaptığımız secimlere..
Silahlar öldürmüyor günahsız masumları
Kahpelik öldürüyor insanı insanlıgı
Saysan milyon tanedir sahildeki kumları
Bir kum tanesi etmez kahpenin sultanlığı...
Tükürülecek onca yüze nasıl kanmışız
Yıllardır o maskeyi nasıl surat sanmışız
Amma lakin en büyük hayrı bizler yapmışız
Bu sayede cennete adım adım varmışız
Çakar gökte şimşek zifiri karanlıkta
Bir yan da güneş batar
Bir yanda ay görünür şafakta
Gölgesi düşer üzerine Mehmet'imin
Hilale bürünür ay
Mehmet'im bir hilale
Mescidi aksa zulmün nasıl eline geçmiş
Ağlasın gözler oluk oluk ağlasın başlar
Rabbim koca dünyaya ne kadar ömür biçmiş
Bilmem ama yıkılsın dağlar yıkılsın taşlar
Benim kendini mümin sanan ah ah kardeşim
Yine oluk oluk şu yağmurlar yağdı gökte
Bir yerlerde bir ana evladı şehit oldu
Yine ateş düştü kor yangınlar kor yürekte
Yine al al bayrağım şu gözüm yaşla doldu
Ey ey güzel vatanım benim güzel toprağım
Ölmek istiyorum ey hayat öldürmüyorsun
Gülmek istiyorum bir nebze güldürmuyorsun
Ucundan tutunup bir gayret yaşamak icin
Her nefese bir bedel ödetiyorsun niçin..
Ne şarkılar çalan ne sözler ne de sensizlik
Acıtmadı canımı şu yokluğunda inan
Sahili adımlarken duyduğum o sessizlik
Nasıl da yüreğime dokundu bilsen o an
Bırakıpta gidişin gibi her yer hissizdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!