Hissedilmeyen bir şey düşünülemez
Düşünülmeyen bir şey yazılamaz
Dökülüyor kalemin ucuna mısralar
Coşmuştur yürek
Aşmıştır kendini
Dalga dalga duygular
Yunus gibi değilim aciz dizeler ile
Aşk söyletir gönlü Olmasamda mevlana
Bir garip aşığım o elinde bile bile
Sozlerim sanadır hep yarim hep senden yana
Fazilet Özcan
Yalnızlık bunun adı
Çığlık çığlığa haykırış
Oysa
Tek ses rüzgarın sesi
Oda eserse
Gönül kapılıp gitmiş yare
Ölümü yoklugunda tanidim ve gördum ben
Issız gecenin tas kesilmis yastiginda
Gozyaslarima yenik yagmurlar
Dustugunde tanidim ben
Hasretin ezip yuregimin ustune bastiginda
Adaleti olmayan padişahı neyleyim
Hak gözeten bir coban olsa yetmez mi size
Mazlumun çığlığını duymayani Neyleyim
Garibe ses olan bir garib ses yeter bize
Fazilet ozcan
Yerin altı ateş Üstü toprak olsada
İn bakalım kaç metre ineceksin
Yerin altı elmas pırlanta olsada
Git bakalım ne kadar gideceksin...
Volkanlar yol olur o kor dan ateşe
Oğuzdur şanlı neslim
Oğuz dur benim boyum
Duyulsun kılıç sesim
Oğuzdan gelir soyum...
Oğuz dur ŞANLI neslim
Düşer mi düşmezmi bize de bir pay
Sonsuzluğa giden uzun yollarda
Rahmet deryasından bir parçadır ay
Düser gökyuzunden nuru yollarda
Fazilet özcan
Erzurumun yolu uzunmu uzun
Gurbet ele düştüm canlar düseli
Tadı yok şekerin tadı yok tuzun
Gurbetin yolları hepten köşeli...
Erzuruma birden yaz gelivermiş
Oldu ne oldu da böyle ne oldu
Her yer fitne ile fesatla doldu
Önceden bir yan sağ bir yanda soldu
Şimdi binbir çeşit yalanlar doldu..
Sorsan herkes birer mü min laf eder




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!