Gel seninle bir akşam oturalım bir yerde
İki kadeh içelim dertleri unutalım
Başımıza gelene buda varmış kaderde
Şerefsizlere içip içimize atalım
Ben bıkmışım bu şehrin gecesi gündüzünden
Ben bıkmışım riyakar insanların yüzünden
Ben bıkmışım kalbimi zehirleyen sözünden
Her şey burada kalsın gel Sivas'a gidelim
Yeni bir hayat kurup umutları ekelim
Ben maziye dönmeyi inan çok istiyorum
Ama giden seneler geri gelmez MİHRİBAN
Aynı köşe başında bekleyeyim diyorum
Kadar bana bir fırsat daha vermez MİHRİBAN
Vuslatım yarım kaldı hayallerim yok artık
Gel koyma bunca hasreti araya
Çevirme beyazı şimdi karaya
Gidelim sevdiğim senle Zaraya
Gidelim de Sivas bir güzel görsün
Çiftten minarede bir çay içelim
GİTME DİYORUM
OLUR BÖYLE ŞEYLER HER EVLİLİKTE
TARTIŞMALAR OLUR GİTME DIYORUM
YANLIŞLAR YAPIYOR İNSAN GENÇLİKTE
İKİMİZE YAZIK ETME DİYORUM
Topraklarda 1 mart'ın bahar çiçekleri var
Cemre düşmüyor artık ne havaya ne suya
İlter pusuya yatmış kurtlar hain avında
Hele biraz zaman geçsin üstünden
Eğrisini doğrusunu anlarsın
Nedamet duygusu geçsin kalbinden
Gizli gizli bir köşede ağlarsın
Yalan nedir doğru nedir anlarsın
Seninle öyle bir sevda yaşadım
Bastığım topraklar bile kıskandı
Her nefesi yalnız şenle paylaştım
Ne kadar dert varsa çile kıskandı
Kelkit vadisi ne koca bir şehir
anam başıma bir hal geldi sorma
gönlüm kırık gönlüm yangın yeridir
nasıl desem sana nerden başlasam
gönlüm darmadağın viran yeridir
Güneş ufuklardan doğar ken hergün
Bana mutluluklar sunar her sabah
Bir kuş cıvıltısı duyarım sanki
Gönlüm de çiçekler açar her sabah
Sesin bir şarkının nağmelerinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!