Senin için söyleyecek sözüm yok
Zaten dillerde sin ne anlatayım
Huri olsan valla sende gözüm yok
Kevaşe olmuşsun ben ne yapayım
Bir masadan bir masaya geçersin
Git dolaş virane izbe yerleri
Gör aşk için ölüp can verenleri
Dolaş sokakları meyhaneleri
Kim demiş erkekler ağlamaz diye
Ağlayıp karalar bağlamaz diye
bir gün otursak senle bir eski meyhanede
yaşadıklarımızı anlatsak kim dinlerki
meyhaneci doldursa kadehleri peşpeşe
gözümüzden yaşları akıtsak kim silerki
hayatın ortasında terkedilmiş kalmışız
Hepimizin elbet bir davası var
Kimi bu dünyada kimi mahşerde
Gidenler gittiği yerde beklesin
Kimin ahı kalmış söyleyin yerde
Ortaya çıkıyor bütün gerçekler
Ben senin aşkınla yanarken böyle
Bilmem ki sen kimin ocağında sın
İntikam yemini etmemişsen sen
Söyle şimdi kimin kucağındasın
Kulağına kimler şarkı söylüyor
Üç günlük şu dünyada hepimiz misafiriz
Emanet bedenimiz mutlaka yorulacak
Kimimiz temiz kaldık kimimiz de kirliyiz
Yaşadığımız her şey ölünce sorulacak
Vay onların hâline diye ayet indirmiş
Kırk yılın sonunda aşka düşürdün
Şu garip çilekeş deli gönlümü
Sonbahar mevsimi içinden aldın
Var ettin yeniden inan ömrümü
Umudum yeşerdi sevincim arttı
Senden vazgeçmek için bir kusur arıyorum
Sevilmek bir insana bu kadar mı yakışır
Baştan aşağı her gün gözümle tarıyorum
Kırmızı bir insana bu kadar mı yakışır
İpek saçın mi desem gülen yüzün mü desem
başımıza neler geldi gurbette
bizi sırtımızdan vurdular KİRVEM
yenilince teslim olduk hasrete
yolumuza pusu kurdular KİRVEM
düz ovadan taşındık mor dağlara
otur hele şöyle otur karşıma
şimdi ne edeyim kirvem sen söyle
bu gençlikte neydi geldi başıma
kime ne diyeyim kirvem sen söyle
daha yürüyecek yolum kalmadı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!