bir sabah o uzun saçlarına sarılmıs bır bedende uyanmayı düşlerdim
gülüşündeki incelikle neşelenıp bozkırın eşsiz çiçeklerıyle sevdalı kuslar gıbı havalanmalıydı gözbebeklerım...
uzanmalıydım boylu boyunca hasrete alışmış bedenime
ellerin esnerken uzanmalıydı boynuma
ve gunun ılk sözcugu dokulmelıydı dudaklarından dudakalrıma
ve bana kur yapan o çapkın bakışların la içimi okşamalı
tane tane yağmış geceden kar
kaplamış beyaz bir örtü
hava ayaza çekmiş yine bu şubat
paltoya bürünüp su çeken pabuçlarımdan hiç çekinmeden yürüyorum.
alaca bir karanlıkta,
delik cebimden çıkartıp bir sigara yakıyorum
Anılar gönlümün yamacında
Yosun kokusu bırakmışlar
Eskimeyen çınarlar olmuş
Acılar, yollar…
Ağaçların canı yanar diye
Eski dostları özledim
Kaybolduğum şehirleri
Anılarla boğumsak yordu beni
Gözlerimde bulutlu bir hava
Eski günleri özledim
Gözlerimde ki bu yorgunluk
Eskimiş ve tozlanmış fotoğraflar
Sararan mektupların arasında
Gelecek kaygısında
Hasretin mi bu bana şimdi vuran
Kenar mahallede apartman önü
Oturur çocukları seyre dalardım
Bir gözüm babamın yolunda
Diğeri sevdalı yârin…
Kendi kendime
Bir ‘nerde kaldın kız ‘derdim
Yine bir köşedeyim,
Yalnız çaresiz
Eli kolu bağlı bir çocuk gibi..
Ilık ılık akan yaşlar gözümde,
Kan ağlayan bu ben
Hava erken kararıyor buralarda
Sabahlar geç oluyor
Mevsim kış bu günlerde
Yokluğun vuruyor, diş ağrısı gibi
Sen gece ben sabah oluyoruz
Vuslat erteleniyor her zaman diliminde
Küçüklüğümde korkardım senden
Filmlerde hep kötü yüzünü
Gördüm beklide ondan
Karanlık, çirkin ve pis koktuğunu düşünürdüm
Gençliğimde hayat kollarına attı beni
Bahara kucak açmış güneşli bir günde
Boğaza karsı durmak
Deniz tüm ihtişamıyla seyre bırakmış kendini insanlara
Köprüde yine balık tutan stres atan vatandaşlar
Eminönü’nden balıkçıları kaldırmışlar da
Hatırasını silememişler, kediler hala mırıltılı yalanmakta




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!