Seni gördüğüm ilk gün
Yirmi dokuz ekim
Bin dokuz yüz doksan yedi
Akşamı eve girdiğimde
Eyvah hapı yuttun
Oğlum dedim içimden
Kadınlarım veya kadınlarımız
Onlar yirmi dört saat
Gündüzle gece arası
Üç yüz altmış beş gün
Rüyamda, düşümde, hasretimde
Saygımda, sevgimde, sabrımdadır
Güneşsiz ilkbahar sabahında
Kahvaltımın başındayım,
Sıcak aşk çayı içmek istedim,
Tozlu sonbahar yaprakları düştü bardağıma
İçitmediler sıcacık aşk çayımı.
Dünyamın birkaç özel insanını üzen
Lanet beynine soksun
Oda bir şekilde
Er yada geç üzülecektir
Hem de bu tokat atmayan
Yumruk içi parmağımla
Sinan ismini alıp
İnsanlığın mimarlığını öğreterek
Nesilden nesillere dalgalanacak
Atatürk sevdalısı gençliğinin
Necip Türk bayrağına.
Aşkın her türlüsünün
Tadına baktım da
Tadını da alamadım, tuzunu da
Acılara dayandım da
Bir tek sevda hasretine dayanamıyorum
Çiçekleri uzaktan kokladım
Şiirimi okumayana sesleniyorum
Yıllardır kayıplarda olarak
Beni onsuz bırakan
Kalbi öksüz koyana haykırıyorum
Beni bırak ta
Ne istedin şiirimden
Ne mi engelli olmak
Gökyüzünde özgürce uçan
Yeryüzünde rahatça sıçan, sevişen, sevinen
Korunan hayvanı görüp
İnsan olduğuna yanması demek
Bizim siyaset anlayışımız başkasına benzemez
İyilik, güzellik, vatanseverlik, milliyetçiliğin yanında
Her türlü hırsızlık
Her türlü emlakçılık
her türlü magandalık
Her türlü iğrençlik
Gülün dikeni, papatyanın falı
Menekşenin kelebeği, lalenin böceği
Manolyanın kokusu, toprağın yağmuru
Dalın kökü, çınarın yaprağı
Denizin kumu, okyanusun dalgası
Barajın suyu, ırmağın balığı




-
Gokhan Celebi
Tüm Yorumlarharkuleda tebrık edıyorum