İnsana acırsan, acınacak hale düşersin
Gözünde fazla büyütürsen, küçük görünürsün
Çok seversen, az sevilirsin
Değer verirsen, değersiz kalırsın
Yardım etmeye çalışırsan, yardımdan olursun
Saygı duyarsan, saygınlığın yok olur
Gökyüzü bulutu ben
Yeryüzü çiçeği sen
Her soluşunda açtırdım gözyaşlarımla
Sen her güldüğünde
Gökkuşağı köprüsü kurdum nisan yağmuruyla
Seni gördüğüm ilk gün
Yirmi dokuz ekim
Bin dokuz yüz doksan yedi
Akşamı eve girdiğimde
Eyvah hapı yuttun
Oğlum dedim içimden
Kadınlarım veya kadınlarımız
Onlar yirmi dört saat
Gündüzle gece arası
Üç yüz altmış beş gün
Rüyamda, düşümde, hasretimde
Saygımda, sevgimde, sabrımdadır
Güneşsiz ilkbahar sabahında
Kahvaltımın başındayım,
Sıcak aşk çayı içmek istedim,
Tozlu sonbahar yaprakları düştü bardağıma
İçitmediler sıcacık aşk çayımı.
Dünyamın birkaç özel insanını üzen
Lanet beynine soksun
Oda bir şekilde
Er yada geç üzülecektir
Hem de bu tokat atmayan
Yumruk içi parmağımla
Ne mi engelli olmak
Gökyüzünde özgürce uçan
Yeryüzünde rahatça sıçan, sevişen, sevinen
Korunan hayvanı görüp
İnsan olduğuna yanması demek
Şiirimi okumayana sesleniyorum
Yıllardır kayıplarda olarak
Beni onsuz bırakan
Kalbi öksüz koyana haykırıyorum
Beni bırak ta
Ne istedin şiirimden
Ne kadar uzak olursan ol
Yüreğinle beni yalnız bırakma
Kalbim sadece sana muhtaç
Kalbimi yarım elma gibi koyma
Sesini duyur dağ arkasından
Bizim siyaset anlayışımız başkasına benzemez
İyilik, güzellik, vatanseverlik, milliyetçiliğin yanında
Her türlü hırsızlık
Her türlü emlakçılık
her türlü magandalık
Her türlü iğrençlik




-
Gokhan Celebi
Tüm Yorumlarharkuleda tebrık edıyorum