Geçip gitmiş ömrün en güzel çağı,
Aynadaki bende hal göremedim.
Ağarmış saçlarım dökülmüş çoğu,
Şakağımda siyah kıl göremedim.
Ayların üstüne seneler bindi,
Ne kadar şendim, düşmeden bu aşka,
Yıllardır içimde kahır gözlerin.
Bu derdin devası olsaydı keşke,
Baldırandan daha zehir gözlerin.
Sen, kaderime yazılmış bir kitap,
Bilmezsin yar seni ne çok özledim,
İçimi dağlayan köz vurdu beni.
Yıllar var ki posta yolu gözledim,
Elveda, yazılı söz vurdu beni.
Ne geçti eline gönül kırdın da,
Korkum yok bir çağrın yeter gelmeme,
Boş yere polis yollama Hakim Bey.
Zaten ne kalmış ki şurda ölmeme,
Deşme yaramı elleme Hakim Bey.
Usandım gayri feleğin nazından,
Altaylardan geldim, kayı boyuyum,
Küffarın safında çilemem haşa.
Anadolu' yum, Osmanlı soyuyum,
Bundan şanlı nesil bilemem haşa.
Hak yol İslam derim, budur kararım,
Saymadım kaçıncı yıl, bu kaç sabah,
Gittin gideli bir yüze hasretim.
Her günüm ızdırap, her günüm eyvah,
Başımı koyacak dize hasretim.
Mahşere mi kaldı sarmak belinden,
Izdırabım saklı kalsın teninde,
Her akşam yatınca hatırla beni.
Çektiğim bu aşk acısı senin de,
Sinene batınca hatırla beni.
Soldurdun gülistanımdaki gülü,
Oysa, küçüklüğümde öylemiydi,
Havadaki yıldızları sayardım.
Belki masum bir çocuk hayaliydi,
Babam ne söylese hemen kanardım.
Zamanla yarıştı akrep yelkovan,
Değmez, dünya için takma kafanı,
Yıpratıp kendini yorma hemşerim.
Nem duvarı çürütür, gam insanı,
Dertlenip bağrına vurma hemşerim.
Ziyan etme değerlendir vaktini,
Küfrün, kavganın daha balayında,
Yaşandığı çağa hoş geldin bebek.
Kızların henüz üçüncü ayında,
Boşandığı çağa hoş geldin bebek.
Değermiydi bu dünyayı görmeye,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!