Ömür dediğin bir kısacık yoldur,
Sabreyle günaha girme boşuna.
Dostluğun tek ilacı tatlı dildir,
Kalpleri incitip kırma boşuna.
Merhametin yoksa garibe karşı,
Yeryüzüne bir bina örmeyince,
Oturup içinde kalınmaz imiş.
Fani beşer yokluğu görmeyince,
Varlığın kıymeti bilinmez imiş.
Seneler geçer ah ile vah ile,
Bu ne biçim dünya gardaş, bu nasıl bir düzen,
Teraziler denge yitirmiş, bozulmuş mizan,
Böyle miydi, Hak teâlânın kurduğu nizam,
Şaşıyor insan, ne akıl alıyor ne izan,
Kimi kuruşa muhtaç, kimi yağlı yutuyor.
Aşktan yana sönmüş umut ışığım,
Hazin şarkılar da sensin bu akşam.
Çal üstadım çal, bir yareli aşığım,
Mızrabın derdimi yansın bu akşam.
Ey saki, yaklaş yanımdan ırama,
Dertlerim kederlerimle saf tuttu,
Geçmişi önüme kustu bu gece.
Kanlı gözlerim uykuyu unuttu,
Gönül Şahlandı, dil sustu bu gece.
Daldım bir meyhaneye herkes sarhoş,
Kahrolası şu yalancı dünyada,
Yaşadım ve lakin haz bulamadım.
Kırk altı yıl yürüdüm bu deryada,
Kaybettim yönümü iz bulamadım.
Hayal ettim bir dünya yapısını,
Dış görünüşte birşeyler arama,
Adamlığı özde bulursun dostum.
Porselende de güzel durur ama,
İyi çayı közde bulursun dostum.
Her şeyin azı karar, çoğu zarar,
Çanakkale' yi iyi tanı bakıp da geçme,
Burası aklın ve izanın durduğu yerdir.
Okuyup da öğren, şanlı tarihinden kaçma,
Burası ceddimizin göğüs gerdiği yerdir.
Bir avuç Mehmed'in düşmanla cenge tutuşup,
Aç karna teselli verme, beri bak,
Susuz çayırda ot bitmiyor canım.
Yokluk kabul etmez ocakla bucak,
Maya olmadan süt tutmuyor canım.
Bir gelirin yoksa senede, ayda,
Gençlik çağım düştü gene aklıma.
Ah o günlerim bir hoştu be dayı.
Güvenemedim mülküme malıma.
Gönül aş peşinden koştu be dayı.
Bazen ilçelerde bazen illerde.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!