Mutlu tütsün şu ömrümün bacası.
Gönül çiçeğimi soldurma ya Rab.
Bana hiç, tattırma ciğer acısı.
Yanık yüreğimi deldirme ya Rab.
Gönlüm ferah eyle kalmayım darda.
Cümleler kaçınır seni tariften,
Yeni bir buluştur yar seni sevmek.
Mevlana, Yunus ve nice ariften,
ilham, feyz alıştır yar seni sevmek.
Sevda ülkesinde peri göynünde,
Gene aklıma düştü hatıralar.
Geçmişi bugün de yaşadım anne.
Esti acı yel, koptu fırtınalar.
Çığ düştü içime üşüdüm anne.
Kahpe felek kesti çarelerimi.
Fatih diye konmuş adım,
Doğdum lakin yaşamadım.
Bir küçücük cezve idim,
Doldum amma taşamadım.
Yol yarıyken büktüm beli,
Vuslat çetin, yollar eğri,
Arıyorum yavaş yavaş.
Kundaktan mezara doğru,
Varıyorum yavaş yavaş.
Uğraştım bağ bostan ile,
Mah yüzün tekrar süslesin rüyamı,
Buz tutmuş yüzümü güldür yeniden.
Kalbinin gözesinden aşk meyini,
Gönlümün tasına doldur yeniden.
Yıllardır hasretini çektim, yeter!
Kalbimi gönül kapına park ettim,
Almasını bil yeter ki sevdiğim.
Yüreği sevdan uğruna gark ettim,
Gelmesini bil yeter ki sevdiğim.
İsmin dolanır durur şu dilimde,
Kara gözlüm bu ayrılık reva mı?
Yüreğim daha da yanmadan yetiş.
Mah yüzün süslemez oldu rüyamı,
Adıma divane denmeden yetiş.
Aramıza gireli karlı dağlar,
Ah şu gençliğim zamansız terk etti.
Tesbih gibi bir bir dökülüyorum.
Parayı buldum da sıhhat çark etti.
Kaçırdım ilmeği sökülüyorum.
İçimde bin sitem dilimde efkar.
Penceremden bir kuş girdi,
Aşk katına çekti beni.
Kalpten kalbe kanat gerdi,
Can evine soktu beni.
Yanağa buse kondurdu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!