Şöyle dönüp baktım geriye doğru,
Gönlümün maziden muradı kalmış.
Ömrün çoğu çile, bağrımda ağrı,
Sevincim huzurum yarıda kalmış.
Geçim bizi etmiş kendine köle,
Ey! günü gün edip yaşayan gafil,
Gençliğin bedenden gitmez mi sandın,
Ömre ne senet kafidir, ne kefil,
Vakti geldiğinde bitmez mi sandın,
Hastalıklar başlar, dökülür dişler,
Altından sarayım olsa boşuna,
Çoluksuz, çocuksuz barkı neyleyim.
Küçük yavrum düşmez ise peşime,
Bahçeyi neyleyim parkı neyleyim.
Küpüm helal lokmayla dolmamışsa,
Doğumdan ölüme uzanan yolda,
Nasihat tutmayan menzil almazmış.
Bir öğüt vardır yaşayan her kulda,
İlim dediğin her şeyi bilmezmiş.
Örf, adet, saygı, gelenek, görenek,
Ne parada, ne pulda, gözüm yok.
Bir hal hatır, soranım olsun yeter.
Herşey boş, dünya yalan, ölümse hak.
İman, ihlas, Ku-ran'ım olsun yeter.
Hak tüketmesin dermanı, çareyi.
Gene duman çökmüş bizim ovaya.
Bakın! Keşlik Dağı sislimidir oy.
Varıp gidin bizim yıkık yuvaya,
Garip anam gene hislimidir oy.
Nicedir gurbet elde tüter sobam,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!