Siren sesleri böldü uykumuzun en ince yerini,
Sen mutfakta çay demliyordun, ben yarınları.
Kapı eşiğinde yarım kalmış bir cümle gibi baktık,
Gözlerinde ihtilal, ellerinde soğuk bir korku.
Seni benden değil, bizi bizden aldılar;
Kim olduğunu bilmediğimiz o büyük karanlığın içinde.
Sokaklar ıslaktı, paltomun düğmesi kopuk,
Kaldırım taşlarına döküldü adımlarımızın yankısı.
Ne bir veda mektubu bıraktın, ne bir adres,
Sadece masada duran, dumanı tüten o son bardak...
Hangi karakolda dindi kalbinin çarpıntısı?
Hangi beyaz vagonun penceresinde kayboldu yüzün?
Sormaya korktuğum sorular birikti duvar diplerinde.
Şimdi her köşe başında bir ihbar gibi bekliyor yokluğun,
Gözaltına alınmış hayallerim var, kimliksiz ve yorgun.
Bu bir terk ediş değil, bu bir siliniş;
Üstü örtülmüş dosyalar arasında bir aşkın infazı.
Faili meçhul bir ayrılık bu gülüm;
Katili belli, ama adı hiçbir tutanakta geçmiyor.
Kayıt Tarihi : 30.04.2026 22:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!