Vur Sen Ayşe’m
Gönül muhtaç olur dosta,
Islak kirpik kara yasta.
Yol ayrılınca makasta,
Hatırla da dur sen Ayşe’m.
Torustların sert rüzgârı,
Vurdu, benim bağrım yanık.
Görülen yaranın azı,
kordu, benim bağrım yanık.
Yaylasında gezer iken,
Yandan Bereli
Sanki Karadeniz dalgası vurdu,
Gönlümden içeri dalışın güzel!
Gözüm görür görmez gönlüme sordu,
Varıp can özümü buluşun güzel.
Bugün nur doğdu âlemde
Ya Muhammedim Mustafa.
Allah kelamı dilimde
Ya Muhammedim Mustafa.
Âleme ışık teşrifi
Yaktı Kavurdu
Ne sözden anlıyor ne yola gelir,
Ben bilirim dedi çıktı kavurdu.
Ne insanlık bilir ne hatır bilir,
Çevreyi ateşe yaktı kavurdu.
Sevda kapısından bakınca gözler,
Eşikten içeri akarda gider.
Gönüller özünden olunca sözler,
Sevenin içini yakarda gider.
Bilemez açtığı yarayı ezer,
Hislere duyguya emir mi olur?
Taşlar gediğine gelmeden Sevgi.
Yaşansa da yıllar ömür mü olur?
Gönüller hevesi almadan Sevgi.
Sanma ki unuttum gönül demini,
Yanıyorum Ben
Aşkın çeşmesinin içtim suyunu,
Yeter oynama yâr gönül oyunu.
Anlamadım senin sevda huyunu
Düştüm hasretine yanıyorum ben,
Yaprak
Kime selam versem para soruyor,
Sende kestin artık selamı Yaprak.
Benden uzak durman beni kırıyor,
Esirgeme benden kelâmı Yaprak.
Erişip gül olmuş bülbülü yakar,
Bakısı sevdadalar kurana benzer,
Papatya derlemiş taç etmiş takar,
Gönlüme mührünü vurana benzer.
Kadir bilmeyenler goncayı yolar,




-
Hasan Muslu
-
Mehmet Çoban
-
İbrahim Kavas
Tüm YorumlarTEBRİKLER ÜSTADIM
Kör gözler, sağır kulaklar olduktan sonra, üstüne de yaltaçlığı ve yardakçılığı ekledikten sonra, kimler alim olmaz ki?
Değerli çalışmanızı kutlarım.
Güzel şiirinizi beğenerek okudum.Yüreğinize sağlık.