Sevme diyorsun,sevmem
Ama elde değil sevmemek
Öyle ısıtıyorsun ki içimi
Kömüre,oduna ne gerek.
Durup dururken
Şilte altında sevişmek
Vahşi hışırtısı yorganın
ve bir kadının çıplak bacakları
Kim çıkarabilir aklından
o ıslak dudakları.
Oturuyorum önümde fotoğrafınla,
Hatırlıyorum maziyi bir çırpınışta.
Bakıyorum benim olduğun o parka,
Kazıyorum adını toprağına ağacına.
Görüyorum ellerini omzumda,
Dökülüyor gözyaşlarım yavaşça.
2016 martında
Yarım asırlık bir servi
Boylu boyunca devrildi.
Gözlerimin önünde
Minicik bedenime
Dönüşmüyorsa şiircik şiire
Zorlamayacaksın onu aradan yıllar geçsede
Bırakacaksın akışa
Bulacak ritmini kendi kendine.
Gün gelecek elbet bir gün ilişecektir gözün
Ne anlaşılmaz yazacaksın
Şiiri,
Ne de köydeki topal çobanın
Anlayabileceği gibi,
Şiir dediğin,
Tam kıvamında olacak !
Kırlangıçlar uçuyordu üstümüzden
Yol ortasında öksüz çeşmeler
bekliyordu ertesi yazı
Yarsının olmayacağını bilerekten.
Yalnızdı adam
Boşa gidiyor günler
Boşa harcıyoruz zamanı
Üşüşmüşken leşe kurtlar
Kaytarmanın zamanı mı
Çalıyorsak kendimizden çalıyoruz
Şu ada senin bu ada benim
Gel birlikte gezelim.
Nikonun bir damla şarabından
Mayhoş olup
Ege'nin eşsiz şarkısına
Eşlik edelim .
Bir sis çökmüş istanbul'a.
insan silüetinde bedenler görünüyor ufuklarında.
Hiçbiri insan değil,
İnsan değil hiçbiri kanımca !
Adem dediğin,boğar mı kardeşini
Bir karış suda ?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!