Ey yalan devran, yüzüne dargınım,
Neşen eksiktir, hüzne çok yatkınım.
*
Hayat karmaşık, düğümlenmiş urgan,
İnce tel üstünde, adım atar can.
*
Firar etmedim, böyle çetin günden,
Çilesi vurdu, nimeti ta dünden.
*
Öfkesi taştı, gençliği parladı,
Kılıca kın yok, ustalar ağladı.
*
Demiri dövdük, ateşler içinde,
Çelik sulandı, gizli kor biçimde.
*
Ürkerek, nefes almayı bıraktın,
Yara bereyle, ufuklara baktın.
*
Kurtlar, pençeyle koparır lokmayı,
Şiddetli sancı, sarmıştır odayı.
*
Dostlar, anladım yaşıyorsam cidden,
Zifiri gece, aydınlanır birden.
*
Hileli dünya, dertlisiyim gayrı,
Somurtkan yüzün, tebessümden ayrı.
*
Ömür dolaşık, çözülmeyen sicim,
Denge kurmaya çabalar, şu içim.
*
Firar eylemem, zorlu senelerden,
Zehir yutmuşum, tatlı meyvelerden.
*
Çılgın halimiz, gençlik ile taşar,
Şahsi silaha, mermiler tez koşar.
*
Yalnız başıma, sivriltirim tuncu,
Hedefe değdi, fırlattığım ucu.
*
Endişe ile, kilitlenir çene,
Yaralar kanar, dökülür bedene.
*
Yırtıcı kuşlar, pençeler avını,
Dertler savurur, insanın tavını.
*
Yoldaş, hayatta kalmışsın ne güzel,
Zulmetli devir, sonlanır ta ezel.
*
Güneş vurunca, parlar ulu tepe,
Aydınlık dolar, eldeki her küpe.
Kayıt Tarihi : 23.03.2026 20:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!