Ey Garip Canlar Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4682

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Ey Garip Canlar

Dünya yalan dolan, her şey bir oyun,
Boş yere dertlerle, bükülür boyun,
Vadesi dolunca, kesilir koyun.
*
Ansızın eser bir rüzgar derinden,
Koparır insanı, tatlı yerinden,
Sular gibi akar, can siperinden.
*
Cavlamak gerçektir, sonumuz toprak,
Dalından düşecek, sararmış yaprak,
Vakit geldiğinde, kapanır kapak.
*
Fani hayat biter, susar şarkılar,
Kalır gerisinde, bitmez korkular.
*
Ne mal kalır sana, ne şöhret ne şan,
Bir nefes misali, tükenir her an,
Hüsrana uğrayıp, dağılır kervan.
*
Servetin olsa da, kurtarmaz seni,
Toprak kucaklıyor, bu zayıf teni,
Giydirirler hemen, beyaz kefeni.
*
Dünyaya kanmışız, hepimiz gafil,
Ölüm gelir çatar, dinlemez delil,
Toprağın altında, herkes bir sefil.
*
Cavlayıp gidince, biter bu telaş,
Gözlerden dökülür, iki damla yaş.
*
Gün gelir bu ömür, ansızın biter,
Karanlık çökünce, umutlar yiter,
Ocağında artık, son duman tüter.
*
Gençlik dediğimiz, esen bir yeldir,
Gözden akan yaşlar, coşkun bir seldir,
Hayat bir kumardır, kazanan eldir.
*
Boşuna ağlayıp, sızlamak yersiz,
Bir bakmışsın kalbin, atıyor fersiz,
Veda edersin hep, kimsesiz sessiz.
*
Uçup gider ruhun, sonsuz boşluğa,
Düşersin ansızın, derin loşluğa.
*
İçinde kanayan, gizli bir yara,
Gözlerini bağlar, o sonsuz kara,
Sıkışır yüreğin, girersin dara.
*
Ne hükümdar dinler, ne bey ne paşa,
Yazılmıştır kader, o cansız taşa,
Boş yere gözyaşı dökme, sen yaşa.
*
Cavlayan bedendir, toprakta yatan,
Nerde hani nabzı, sevgiyle atan,
Hani bu dünyayı, pullara satan.
*
Bir çukur içinde, kaybolur izin,
Bükülür kırılır, tutmayan dizin.
*
Bahar mevsiminde, solan çiçekler,
Toprağın altında, börtü böcekler,
Gelip o bedeni, hep biçecekler.
*
Yoksul zengin demez, gelir bu ecel,
En güçlü olanı, yıkar o tek el,
Boynuna dolanır, ipten ince tel.
*
Dostların ardından, ağlayıp durur,
Zaman geçer, herkes seni unutur,
Kalanlar, yeni bir hayata yürür.
*
Dünyanın kanunu, dönüyor devran,
Issız mekanlarda, kaybolan kervan.
*
Yüksek tepelerde, esen fırtına,
Bir gün ağır yükler, biner sırtına,
Dönüp bakamazsın, kendi bahtına.
*
Gidenler dönmüyor, sessiz gemiyle,
Vedalaşır insan, gözün nemiyle,
Koparılır candan, ağır cemiyle.
*
Kimisi sarayda, köşklerde yatar,
Kimisi pazarda, mendiller satar,
Sonunda hepsini, o toprak yutar.
*
Cavlamak ömrünün, en son noktası,
Kapanır insanın, hayat tahtası.
*
Boş laflar etsen de, duyulmaz sesin,
Kesilir aniden, o son nefesin,
Kırılır kilidi, altın kafesin.
*
Gecenin, tam karanlık ortasında,
Acı bir tebessüm, durur başında,
Yıkılır hayaller, gençlik çağında.
*
Kederi sevinci, bırak dünyada,
Her şey yalan dolan, bu boş rüyada,
Kayan bir yıldızsın, derin semada.
*
Vakit tamam derler, çanlar çalınır,
Evden cenazenle, feryat alınır.
*
Makamın mevkinin, faydası olmaz,
Dünyanın çilesi, kederi dolmaz,
Gidenin ardından, çiçekler kalmaz.
*
Hesabı sorulur, geçmiş günlerin,
Silinir izleri, solan dünlerin,
Bitişi mutlaktır, sonsuz yönlerin.
*
Ocağın sönmüştür, tütmez dumanın,
Kalmamıştır artık, o son zamanın,
Kopmuştur telleri, kırık kemanın.
*
Göçüp gidenlerin, yolu bellidir,
Toprağın sinesi, serin yellidir.
*
Nükteyi anlayan, güler geçer hep,
Ölümden kaçmaya, var mıdır sebep,
Yoktur bu işlerde, kural ve edep.
*
Ansızın bir ağrı, tutar kalbini,
Bulamaz kimseler, asıl derdini,
Yitirirsin elbet, zayıf bendini.
*
Bir tabut içinde, sessiz gidersin,
Bütün günahları, orda ödersin,
Tüm sevenlerine, veda edersin.
*
Gülünçtür insanın, boşa savaşı,
Dinmez ki gözünden, o kanlı yaşı.
*
Sözlerim lirikse, ritmi coşkulu,
Geçersin o yoldan, bolca korkulu,
Unutma sonumuz, kara kurgulu.
*
Bir şair yazarken, böyle dizeler,
İnsanın içini, inceden ezer,
Sanma ki bu dünya, boşuna gezer.
*
Cavlayan ruhlara, selam gönderdik,
Gerçeği nükteyle, sizlere verdik,
Kalplere bir zerre, tohumu serdik.
*
Son durak bellidir, ey garip canlar,
Şiirin özünü, ruhuyla anlar.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 3.08.2026 11:07:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!