ESRÂR-I TECELLÎ
Gönül şafağında, bir nûra daldım;
Meğer bu uyanış, Sırr-ı Cân imiş.
Varlık deryasına, bir nazar kattım;
Yakan da yanan da, hep o cân imiş.
🍃
Derman arar iken, bîçâre düştüm;
Kendi ateşimde, kavrulup piştim.
Gönül sahrasında, kendimden geçtim;
Meğer her susuzluk, bir ferman imiş.
🍃
Sığmazmış hakikat, zamâna vakta;
Aranmazmış sultan, o süslü tahtta.
Boyun eğdim şimdi, kararmış bahta;
Gördüm ki her zerre, bir ihsan imiş.
🍃
Susuver ey dilim, sözde hikmet yok;
Kalp ile görmeyen, gözde hikmet yok.
Baharda aranan, özde hikmet yok;
Gönül kış içinde, Nev-bahâr imiş.
🍃
Eğildim toprağa, sırrı sormaya;
Gerek yokmuş meğer, hayal kurmaya.
Vazgeçtim beyhude, kafa yormaya;
Gönülden gönüle, bir lisan imiş.
🍃
Korkardım yanmaktan, erir biterim;
Kül olup rüzgârda, savrulur giderim.
Şimdi bu ateşi, bin kez dilerim;
İçimde yanan köz, bir umman imiş.
🍃
Gözden süzülen, her damla yaşta;
Aradım bir mânâ, toprakta taşta.
Dediler: "Beyhude, gezme bu yaşta,"
Ruhun haritası, bir bürhan imiş.
🍃
Nice sultan gördüm, tacı sarsılan;
Nice köle gördüm, nûra yaslanan.
Değilmiş bu yolda, tahtla aslan olan;
En büyük saltanat, bir iman imiş.
🍃
Sağıma bakarım, gölgeler durur;
Soluma bakarım, aynalar vurur.
Kırınca içimde, o sinsi gurur;
Anladım ki her şey, bir ayân imiş.
🍃
Menzile varınca, bitti bu telâş;
Dostun cemâliyle, barıştı bu baş.
Gerekmezmiş artık, ne ekmek ne aş;
Aşk ile yoğrulan, bir ihvân imiş.
🍃
Zulmetin perdesi, kapandı bugün;
Gönül deryasına, dayandı bugün.
Her mısra bir nûra, boyandı bugün;
Meğer her nefes, o cânân imiş.
✍️Nûrferah / Züleyha AKTAŞ
Tarih: 30 Nisan 2026 - Saat:19:15
Kayıt Tarihi : 3.05.2026 00:47:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!