ESRÂR-I DERÛN
Levh-i Mahfuz açıldı, nur oldu cihan;
Sükûtun mülkünde bak, durdu o zaman.
Gönül bahr-i ummandır, dönerken devran;
Sırrı fâş eyler rüzgâr, seher vaktinde.
Şems-i Marifet doğar, mest olur melek;
Aşkın nârı ile hey, döner bu felek.
Diz çöker huzurunda, bükülür dilek;
Gözyaşı inci olur, seher vaktinde.
Bezm-i Elest ahdidir, cana bir nefes;
Artık bu dar âlemde, dar gelir kafes.
Kırılır bir nazarla, dünyalık heves;
Can menzile yol bulur, seher vaktinde.
Lütf-u Rabbânî iner, bitti bu zahmet;
Sağanak sağanak yağar, gökten bir rahmet.
Kul secdeye varır, bulur bir hikmet;
İnsan kemale erer, seher vaktinde.
Vird-i Zebân dökülür, hep dillerdedir;
Yârin kokusu gizli, ser yellerdedir.
Bir garip bülbül öter, şen güllerdedir;
Gurbet sılaya erer, seher vaktinde.
Bâb-ı Saadet açılır, fâni olan susar;
Gönül aynası parlar, pasını kusar.
Zulmetin karanlığı, nuruna asar;
Varlık yokluğa erer, seher vaktinde.
Kenz-i Mahfî dillenir, arifler duyar;
Aşkın derin bahrine, talipler uyar.
Gönül masivayı bak, elinden koyar;
Cevher küreğe gelir, seher vaktinde.
Ayn-ül Yakîn bir nazar, kalbe bir dârdır;
Perde kalkınca gören, asıl o yârdır.
Sessizliğin içinde, ulu enîndir;
Ruh özüne savrulur, seher vaktinde.
Hâl-i Pürmelâl geçer, yetişir canan;
Bir tebessüm yayılır, geçilir cihan.
Müjdeler haber verir, ulu mekandan;
Yollar nura kavuşur, seher vaktinde.
Sırr-ı Nihân fâş olur, tüm perde iner;
Aşkın imanı ile, her sızı diner.
Vuslat mührü kalbine, vurduğu o an;
Can Hakka teslim olur, seher vaktinde.
Zikr-i Daim içinde, cümle eşya canlanır;
İnsan bu yüce demde, edebiyle şanlanır.
Sabır meyvesiyle, dualar mühürlenir;
Vakit vuslata erer, seher vaktinde.
✍️ Nûrferah / Züleyha AKTAŞ
Tarih:14.04.2036
Saa: 00:55
Kayıt Tarihi : 14.04.2026 00:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!