Eski bir ağıt Şiiri - Murat Acer

Murat Acer
104

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Eski bir ağıt

eski bir ağıt taşır sesim kentin sokaklarına
gecenin en siyah yerinde yolumuzu keser bi mermi
sokak lambalarının soluk ışığında titrer bedenim
bir bağlamanın telleri sızlatır sevdamın yüreğini
mızrap dokundukça kanar enderin acılarım

​mapusane duvarları dilsiz bir şahiti kederli akşamlara
rüzgarın getirdiği tütün kokusu mutluluk verirdi bana
özgürlük dedikleri şey bir kuşun kanadında saklı
uçup giderken arkasından bakakalan gözler yaşlı
zincir seslerine karışan çığlıklar yükselir burdan
biz bu sevdayı kurşun yarası gibi taşıdık göğsümüzde
​faili meçhul akşamlarda kayboldu gençliğimiz
Duvarlara küfrederek haykırarak soldu sesimiz

şimdi bir köşede sessizce demlenen çay gibiyiz
yüreğimiz yangın yeri dışımız buz tutmuş
umudun rengini unuttuk bu nemli duvarlar arasında
yine de bir karanfil filizlenir dışarda dağların yamacında
​yoksulluk bükse de belimizi eğmediki başımızı
ekmeği bölüşenlerin hasret çekenlerin yurdu bura
bir hırka bir lokma dedik yola çıktık işte
yoldaş olduk gecenin en koyu karanlığına

pusulayı kaybetmiş gemiler gibi yalpalasak da
kıyıya vuracak elbet bizimde düşlerimiz
​şafak sökünce geleceğiz dedik gelmedik olsun
anamın gözündeki umut olur doğarız yine bir sabaha
gurbetin kahrı sarar yorgun omuzlarımızı
türküler yakılır adı konmamış acılarımıza
her mısrada bir yara her namede bir gidiş
gidenlerin ardından yakılan ağıtlar biziz

​açlığın koynunda uyuyan çocuklar gördüm
fabrikaların isli çarklarında dönen hayatlar
grev çadırlarında ısınan nasırlı eller
işte bizim şiirimizi bu sokaklarda yazıldı
sarayların ışıkları kör etmesin gözünüzü
gerçek parıltı helal lokma uğruna dökülen alnındaki terdedir

​turnalar semah döner gökyüzünün bağrında
biz bu toprağın tezenesiyle ağladık
pir sultanın sözü düştü dilimize bir kere
dönen dönsün biz dönmeyiz bu yoldan
varsın prangalar eskisin bileklerimizde
fikrimiz hür sevdamız hür kalacak her zaman
​susma öyle karanlığın çöküşüne inat
bir ıslık çal umuda dair yarına dair
bu ezgi bitmez bu yürek susmaz diye

nehirler denizlere kavuşana dek
Asi bir ses yükselir ağzımdan
yasaklı dillimin en güzel şarkısıdır bu
​yorulduk belki kırıldık bin yerimizden
dost bildiklerimiz vurdu sırtımızdan
yine de küsmedik hayata küsmedik aşka
bir çay koy yeniden başlayacağız her şeye
güneşin zaptı yakındır diyenlerin izinde
yürüyoruz işte o büyük aydınlığa

Murat Acer
Kayıt Tarihi : 18.07.2026 21:38:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!