Yar benim içerimde bitmeyen nur gibidir
Işığında yol bulur, yokluğunda üşürüm.
Erenler dergahında acemi pir gibidir
Sensizlik ateşini yaktığında üşürüm.
Vursa gece ayazı, camlarım olsa buğu
Bu gün gökyüzünde suna kalmamış
İnsansız yollara üzülürüm ben.
Pay olmuş seviler, bana kalmamış
Sevdasız kollara üzülürüm ben.
Her tarafı yaprak sarmış,gül sarmış
Bana yağmurlar yollayın
İçinde gökkuşağı olan
Mavide denizi,
Yeşilde doğayı,
Sarıda sensizliği yakalayayım.
Kırmızıya dönsün al yanağın
Her türlü belaya karşı dururum
Sinemi yaralar, dil yakar beni.
Ayrılığa karşı duvar olurum
Başkasını saran, kol yakar beni.
Arzuyla uzanan koldadır gönlüm
Hani hep kuşlar
Yüksekten uçardı?
Ya bu kaldırım kenarındaki
Kuş neden yatar?
Çapraz olmuş ayakları.
Aha...
Ne kaldı aramızda
Bir adım sen
Bir adım ben
Boşuna yaşamışız
Bunca zaman
Sen benim bedenimde tükenmeyen bir ansın
Kaldıkça içerimde bil ki çoğalıyorsun.
Mor şişede bir şarap, yüreğimde mahzensin
- Zaman akıp gittikçe inan yıllanıyorsun
- Uzadıkça seneler, biter mi sanıyorsun?
Dertlerimin tamamı süzülmedi eleğimden
Almışım sağ yanıma.
Deniz kenarındaki meyhanenin
Kuytu yerinde
Yer koymuşum kendime.
Hangi birine yansam,
Nefesimdir
Vurur Karadeniz’in kıyılarına
Döner geriye
Yosun kokusuyla.
Her dalga vuruşunda
Artar yüreğimin atışları
Sakarya gündüzlerinde
Geçtim pencereme
Yeşili yeşil
Alı al
Rengarek gülleri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!