Isınmak için,
Çektim yorganı üstüne umutsuzluğun,
İğnelendi gözlerim,
Kolları kavradı yavaşça sonsuzluğun.
Atılıp rüya da gibi kulaç kulaç,
Ne zaman bitecek,
Bilemem, bu hasretim.
Yok gözümde başka şey,
Gözlerine hasretim.
1987 Tepeören/ İST.
Karşındayken, aklı başında,
Yokluğunun divanesiyim,
Anladım; ''O'' değilsen eğer,
Ben sensiz, hiç bir şey değilim.
düşüncenin gücü adına
benliğimden arındığımı hissediyorum
ruhumu saran aralıkların altında
ilerliyorum iç merkezime doğru
ıslık haykıran rüzgar erimekte ellerimde
Ne kadar dirensem de başa çıkamıyorum.
Hep; ama hep aklımdasın.
Nereye gideyim, ne yapayım da kurtulayım bilemiyorum.
Baharı göstermeden güz,
Yazı yaşatmadan kış oluyorsun,
Kaçıncı kez döndüm yollardan geri,
Bulamazsam diye çok korkuyorum,
Bırakıp gittiğin o günden beri,
Artık buralarda duramıyorum.
Daha kaç kez bulut toplayacağım,
Pendik koyu,
Bazen sabaha karşı,
Bazen bir gece boyu,
Dinler beni uykulu,
Sarar tüm dertlerimi dalgalarıyla,
Bin bir gülücüğün gelir Tuzla ışıklarıyla.
“O” gözlerin önünde ki,
perdenin arkasında,
“O” derinden derinde,
sonsuzluktan da sonra,
“O” şah damarından içe,
Ruhundan daha yakın,
Dün gece bir an aralandı gözlerim,
İşte! yine o an sen takıldın aklıma,
Rüzgara hasret, çılgın bir deniz gibi,
Uçurmaya başladın beni dalga dalga,
Sürüklendi düşünceler,
İşte; sana dediğim,
Atıl zamanlar esintisidir,
İçinde buruklandığım,
Bir bardak çay müsveddesidir.
21.12.2005 Pendik/ist.




-
Fikret Tezal
Tüm YorumlarTepeören'le ilgili bir şiire bu sayfalarda rastlamak çok güzel. teşekkürler Ersin kardeş.