Boncuk boncuk
Terlerken böyle,
Yatıyorken o ateşler içinde,
Düşünemem değil mi?
Düşünde ne var diye.
Hayale çalar,
Hayat gibi akıyor,
İçinde,
Hengamesi var.
Gücenir,
Çekilir bazen,
Bilmem nesi var.
Bir o bakış,
Ruha nakış,
Dibacesidir,
Ve o bakış,
Hayatımın,
Hengamesidir.
Öz yurduma menfa uladın,
Gözlerinden dolayı,
Görmedin sen doluyu,
Hep yağmurda ıslandın.
Daima gülümseyen,
birin sisi;
ilk elde leylaklar,
bahar nüfusuna kayıtlı
ikincisi;
yakıcı bakışlar yaz,
Usul usul birikir en kuytumuzda
Köhne duyumların beslediği
Kemer kemer sularla akan günahlar
Buyrukla inince dolu beyaz giysiler
Irmak ırmak güneşe varmak ister
Takatsiz kalır da sade bir deniz olur
Sen hiç düşünme beni buralarda,
Anıların bana tutacak dalmış,
Korkma! Kalır diye karanlıklarda,
Ruhumu ısıtan bakışın kalmış.
Saklarım onu ben, mektuplar gibi,
Hiç düşünmedin!
Her gece o kuş tüyü yatağında
Dertsiz, tasasız
Mışıl mışıl uyuduğunu.
Hiç aklının ucundan geçmedi mi?
Bitmeyen yangınla seni özlüyorum,
Dualarımda seni dileniyorum,
Beklediğim, özlediğimdir diyorum,
Unutamıyorum, anla! Seviyorum.
Kimler kıskandı bizi yollar ayırdı,
yaşanan resim böyle
şekilleniyor
yüreğinde beslenen tutkular
sert fırça darbelerine
sebep oluyor




-
Fikret Tezal
Tüm YorumlarTepeören'le ilgili bir şiire bu sayfalarda rastlamak çok güzel. teşekkürler Ersin kardeş.