Dünya ki,
Güzel gözlü o çirkin ruhlum,
İmanımı mehir diye isteyen hatun.
.............................................
O duymasın,
Sık sık sana gizlenirim,
Bir yağmur damlasıyla,
Tattım sevgiyi,
Bir kuşun kanadıyla,
Aldım özgürlüğü,
Bir yetim çocuk,
Öğretti ağlamayı,
Gecenin koynunda olmak,
Onun hoyrat kollarından kaçamamak nasılsa,
İşte öylece...
Günü gündüzü ve seni düşünmekte kalakalmak.
Ve sonra tekrarlamak,
Çevirdiğinden beri, sen gözlerini,
Bakamıyorum artık kimse yüzüne,
Göndereyim bak sana filimlerimi,
Röntgenimde yansımış gözüm gözüne.
Bulutlanmış gibiyim, oldum semazen,
İncinir bu yürek aldandığında,
Böğründe bir hançer, yanıldığında,
Ismarlama ümit satın alınmaz,
Mutluluk sevginin doğallığında.
Yine bu kasvetli kış akşamında,
sen
mağaralarda gizlensen de
görünmediğin caddeler
ağlayabilir ardından
güneş gibi
bakmadan görünürsün
Anladım ki hayat yolculuğunda,
Her yoldan geçilir yârda durulur,
Göz pınarında coşan sağanak,
Bağrımda ki çölde yontulan gemi bulur.
Şakaklarında, şaklasın umut,
Çağlasın bulut sabahlara dek,
Koca bir gün batmakta,
Nereye?
Taa yüreğe!
Ağarmış saçlarıyla çökmekte akşam,
Ay tepeden bakmakta,
Ya kökünü söken ağaç,
Anlıyorsam seni,
O bir hale değildi,
Bir mer-haleydi,
Önce gözlerin geldi,
Şu içimde ki,
Yangını emzirdi,




-
Fikret Tezal
Tüm YorumlarTepeören'le ilgili bir şiire bu sayfalarda rastlamak çok güzel. teşekkürler Ersin kardeş.