Pişmanlık duyduğunda,
Belki çok geç olacak.
İzimi bulduğunda,
Bir selamım kalacak.
Belki de bir daha,
Bir kaç kadeh bâde ile
Hiç sarhoşluk olunur mu?
Beni koydun sen bu hâle,
Bakıp ayık durulur mu?
Bu güzellik sende varken,
Kaçırma gözlerini yabancı gibi durma,
Beni böyle üzerek kâlbimden yine vurma…
Bana bunu yaparak ne geçecek eline?
Yıllardın acı verdin, son bir kez olsun kırma…
Benim kadar hiç kimse bilmez senin kıymetin
Kader bana oynadığın bunca oyun yetmedi mi?
Ne olursun yüzüm güldür, güldürmezsen tezden öldür.
Verdin bana onca çile, çektim çektim bitmedi mi?
Bencileyin bu kuluna, yaptıkların hep zulümdür...
Ağyar güler, ben ağlarım, zemheri kıştır baharım,
Kaderde varmış ayrılık,
Elimden ne gelir artık?
Bir ömür sürsün isterken,
Çok kısa sürdü ne yazık…
Artık benim tek tesellim,
Gülşen’de gezersin güller güzeldir;
İçinde birisi sana özeldir.
Bağlanırsın ona can-ı gönülden,
Farkın kalmaz olur yanık bülbülden.
Gözlerin göremez başka birini,
Bir anda yaşarsın aşkın sihrini.
Ne o âşktan bir eser ne de bir duygu kaldı,
Dökülen gözyaşları hepsini silip aldı.
Boşuna bir bekleyiş, boşuna imiş özlem,
Acı çeken bu Kâlbim bunu çok geç anladı.
Yıllar yılı toplanan, birikmiş onca acı,
Elem, keder, gözyaşı, ne var ki anlatacak?
Silinmeye yüz tuttu hatıralar bile, bak…
Hicran ateşi yaktı, mutluluk benden uzak,
Kader koymuş önüme, geçilmez bin bir tuzak…
Hayat denilen yolda yürürken adım adım,
Geçen zaman değil biten ömürmüş,
Kader mahkûmları gün mü görürmüş?
Yıllarca ağlayıp, çile çekerken,
Bir gören var mı ki yüzü mü gülmüş?
Diyemez kimseye yürek yaralı,
Âşk yarası ne çok derinmiş meğer
Kapanmak bilmiyor, geçti seneler.
İzleri var, hâlâ acı veriyor,
Gönlüme doluyor, elemle keder.
Hatıralar bana onu anlatır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!