Yol alıyorum...
Zincir yok artık kalbimde,
Hafifim…
Özgürlüğün en derin yerindeyim.
Yürüyorum gecenin koynunda,
Karanlığın üstüne basarak.
Çatısı kiremit,
Duvarı zaman kokan,
Bir köy evi düşün.
Avlusunda yasemin,
Penceresinde gün batımı bekler.
Bir minderin sessizliğine, Yaslanmış gövdemiz,
Sen,yeter ki,
İnan kendine.
Bir de yüreğini koy ortaya.
Gülümsemek zor iş değil,
Onu da eksik etme yüzünden.
Bazen insan,
Kendi sesinden sıkılır.
Aynada gördüğü yüze yabancı gibi,
Bir bakış atar geçer kendine,
Konuşsa ağlayacak gibi susar.
Bir çocuğun gülüşü,
Açan bir çiçek gibi,
Dikenleri unutturur insana.
Göz göze gelince umutla,
Dünya yumuşar biraz daha.
İnsan isterse dünya çiçek bahçesi olur.
Bir yudum sevgiyle başlar,
Bir gülüş çoğaltır sabahı.
Ellerimiz toprağa değdi mi,
Umut fışkırır her köşeden.
Ceket cebinde para değil,
Yüreğinde vicdan taşımalı insan.
Sözün özü,
Özü söz olmalı,
Esas olan dürüst olmak,
Gerisini yalan saymalı.
Söz sustuğunda,
Bir bakışta çöker zaman.
Ne varsa insanın içinde,
Sessizliğe emanet.
İnsan sessizliğinde saklı.
Bir yudum çay,
Yanında simit,
Sıcak sıcak..
Bir parça çikolata,
Tatlı tatlı.
Gözlerin...
Birdenbire susan,
Bir şehrin ortasında,
Yüzüme çarpan sıcak rüzgar gibi.
Anlamı yokmuş gibi görünen her şey,
Sende birden anlam buluyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!