Ne gerek vardı ölmeye;
Ne güzel inişip, binişip gidiyorduk
Arada bir paça da içiyorduk
Şimdi üstümüzde biten çiçekler
Gülüyor nefsimize, gülün bakalım
Sizde solacaksınız.
İllerin en incisi, dünyanın birincisi
Günler aylar bahane, her mevsimi şahane
Suyun hikayesidir Tomara Şelalesi
Gümüşten İpek Yolu, tarihtir Gümüşhane
İki dağın arasında
Harşıt çayı ortasında
Karadeniz’in doğusunda
Şirin bir il Gümüşhane
Trabzon Bayburt komşusu
Bütün şiirlerimi, biliyor sevdiğim
Ben okumam diyor, okumadan geçmiyor
Benim ondan vazgeçemediğim gibi
Ben sevdiğimi belli ediyorum, o sevildiğini
Arada bir yarım selam gönderiyor
Güzel bir ayakkabı alsam
O ayakkabıdan herkes de olsa
Ama en çok bana yakışsa
Bir de sevdiğime...
Güzel bir dünyamız olsa
Leyla'ya Mecnun'a ben inanmazdım
Kerem'i Aslı'yı hiç tanımazdım
Bir gün canevimin kapısı çaldı
Kim o diyemeden çat gönül açtı
Kapı açar açmaz yürek sızladı
Ne geldi ne gitti gurbet ağladı
Dünya hatıra sebep, yaşamaktayım seni!
Ne Aslı'yı bana verdin, ne aldın benden Kerem'i,
Senin derdin Leyla imiş, aşığın Mecnun gibi
Delerim Ferhat, faniyi, ziyan etmem Şirin'i.
Nasıl yaşasın bu çınarın dalı
Koca bir çınarı yıktı bu dünya
Açtı açtı soldu bahçede gülü
Nice yürekleri yaktı bu dünya
Her bir mutluluğun sonu bir acı
Ölümden korkmuyorum yapacak işlerim var
Mezarımda aklıma gelirse üzülürüm
Murat alamadığım meramım gözlerim var
Ruhum bedene girse hasretinden ölürüm
Bu zaman değil gönül yâr zaman değil gönül
Gidiyorum dünyayı
Yara yara bıraktım
Sar iyileşsin yaran
Ben dünyada yaraydım
Kondum kelebek gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!