aramıza duvarlar ördün,surdan..
ulaşmak zor sana doğrudan..
sudan hendeklerin var,yılanlı..
nasıl ulaşayım sana,kör vicdanlı..
tüneller kazdım,patlattın yıktın..
hep son bir şans diyordun....
koş tren kalkmadan yetiş....
bir gün geleceğini biliyordun....
hoca minareye çıkmadan yetiş....
kör olma gel gör artık....
ah be ne olurdu san ki....
bu günleri görmez olaydım......
dudaklarım uçuklamazdı inan ki....
köyümde tozlu ayrana kaşık çalaydım....
parayla olmazdım kan ki...
gözlerin karanlık gecelerimin...
yıldızı olmuyor artık.....
bitmiyor gece sökmüyor şafak....
güneşim doğmuyor artık....
bir kara bulut ki kaplamış içimi....
şırıl şırıl akan derem nerede....
boy boy söğüt kavak ağaçları....
çayırları çimenleri bahçelerim nerede....
neden boynunu eğmiş başları....
nerede özgürce yuvalanan çay kuşu....
köyümün pınarları artık akmıyor...
kızları oğlanları dışarı da çıkmıyor....
kimseler yok ki biri birine bakmıyor...
bakır helke bakır güğüm dolmadı mı...
niye böyle sana ihtiyaç kalmadı mı....
mart ta vurgun yemiş,ağaç gibiydim..
dallarımı süsleyen yaprak oldun sevdiğim...
kökleri kayalara tutunmuş biriydim..
kucakladığım toprak oldun sevdiğim..
hayat buldu kollarım,doğruldu..
sağlam kafa sağlam vucud da bulunur.....
demiş atam....
beden de hasta ruh da hasta.....
tembellik en büyük hatam....
ya cahillik altın tasta....
yine boşluğun ardına sığındım....
uzaktan bakıyorum....
darmadağınık per perişan...
bir sigara yakıyorum.....
kalbim param parça....
insanlığın tepesine....
kapkara bir bulut gibi....
çökerken hüzün...
sel olup deryaları doldururken....
göz yaşları öksüzün...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!