kaçtığım doğrudur....
hem serden hem yardan....
bu ruhumdaki son çağrıdır....
kurtulmak için intizardan....
bir bilinmeze doğru koşarak....
kalktın yerinden bir öfkeyle....
aramızda ki kadaklar düştü....
aşkımıza vurduğun tekmeyle....
perçinli dudaklar düştü...
körü körüne bağlanmışız....
bir çocuk ağlıyorsa eğer....
hem öksüz hem yetim....
kalbi kırık gönlü aç....
karnı aç....
suçlusu sensin suçlusu benim....
kader diyemezsin arkadaş....
kara bulut tepemde....
her gün ağlıyorum ben....
bu sabah erkenden...
dere gibi çağlıyorum ben....
yine çatıldı kaşlar....
güneşli bir bahar sabahının....
o uzun gecesinde...
yüreğime düştün çiğ tanesi gibi...
şimdi kıskaçlarının pençesinde....
kıvranıyorum çöl faresi gibi....
Sen sen var ya kadınım...
Şafakla doğan güneş gibisin...
Serin bir bahar sabahın da bedenimi ısıtan...
Gecenin karanlığın da yolumu aydınlatan...
Ay ve yıldızsın karanlık denizlerde yol gösteren...
Yolumu aydınlatan..ışık olan yol olan...
akıl şaştı fikir şaştı....
o gün bu gün zikir şaştı....
en sonunda bardak taştı.....
kağıt temizdi mürekkep siyah....
hokka devrildi eyvah ki eyvah....
çıkıp gittin...
hiç ardına bile bakmadan....
düşünmedin yarınları....
yarınlarımızı...
umutlar sessiz kaldı....
hayaller donuk....
gidersin gidersin de....
hiç düşünmez misin beni...
neden susarsın öyle....
dudakların mı mühürlemiş....
gözlerin neden yerde....
ben boynu bükük...
ellerim önümde....
sessizce gözyaşı döküp...
senin önünde....
sadece insaf diyorum....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!