dalga boyu yirmi iki metre....
fırtına koptu geliyor....
ağlama korkudan tir tir titre....
dünyayı yuttu geliyor....
insanoğlu aya adım attığından beri....
havada bir deli rüzgar...
gökyüzün de kararan bulutlar...
meydan okuyor içimde ki fırtına...
bir sen eksiktin der gibi...
sen karaysan yüreğim senden kara...
korkularım var hala....
kandil gibi yanan....
anlamını yitirmemiş...
dün ki gibi taze....
üzeri örtülmemiş...
sen dalında gül bense bir yaprak....
yel estikçe bağrında salınırım....
benim tutağım sensin senin ki toprak....
kokunu rüzgar götürür uzaklara alınırım...
senden koparsam ben yaşayamam....
ruhum asi bakışlarım sert....
aynadaki kendimden korkuyorum...
isyanı kendine mert oğlu mert...
dünyadaki derdimden korkuyorum...
keskin sirke küpüne verir zarar....
seninle karşılaşıp....
göz göze gelmekten korkuyorum....
uzaktan da olsa selamlaşıp....
baş eğmekten korkuyorum...
asansöre binmiyorum...
korkuyorum ben ...
bir serçe kalbi gibi titrek...
ondan daha zayıf....
onun kadar ürkek...
peynire sarılmış kadayıf....
beni alt eden....
yerden yere vuran....
şu kör olası nefsim....
son nefesimi vermeden....
kasıp kavuran....
üç beş satır karalamak...
geldi içimden....
içimdekileri sıralamak...
dökülüverdi dilimden....
söz gümüş sukut altın....
gözler körse...
güneş doğsa ne yazar....
eğer görmek isterse....
olsa da karanlık bir mezar...
bütün ampuller projektörler.....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!