son çareydi gidişim....
uyanamazdım yoksa...
sessiz sedasız veda edişim.....
dayanamazdım yoksa...
sen tercihini yaptın.....
hüküm verilmiş ta ki o an....
gözlerine baktığımda....
hapsolmuş içine zaman....
bir ömür aktığımda....
müebbet yemişim ben....
oturduk evimiz de....
baktık geçmişimize...
birbirimizi süze süze...
buğulu gözlerle diz dize....
andık geçen ömrün ardından....
yine yolumu vurdum dağlara.....
bir vadiden tuttum yukarı...
toprak kara taşlar kara....
düştükçe kanar böğrümün kenarı....
durmaz giderim sara sara....
yol uzundu usta....
sohbet muhabbet derken
kestirmeden mi geldik usta....
ve bitti bir sabah erken....
ezanlar okunuyor usta....
mutluluğun tarifi....
acının şiddetinde gizlidir....
dilin yandıysa eğer....
sende acı yeme be kardeşim...
ya boş ver...
yol ver dağlar yol ver hele...
ferhat gibi delleşmeyim....
mecnun gibi düşüp de çöle...
baştan başa geçmeyim...
bilirim sevdiğim ardındadır....
halbuki baharı çok severdim..
yaşayamadım kış vurdu beni...
talan eyledi alımı yeşilimi...
bu hayat artık çok yordu beni...
ne halımdan ne dilimden..
yüce bildiğim dağlara durmadan....
sis çöküyor ha var ha yok misali....
yarınların hayalini kurmadan....
kalmamış göresin eski hali....
akmıyor dereleri küsmüş sanki....
hayatın yükü ağırdır ...
biner sırtına da ezilirsin ...
göz görmez kulak sağırdır ...
dost iken düşman yazılırsın ...
başın öndedir yere doğru ...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!