gel otur şöyle karşıma...
konuşalım erkek erkeğe...
hürmet et biraz yaşıma...
konuşalım erkek erkeğe...
böyle sanır beni görende...
neden esmezsin rüzgar....
dağıtmazsın saçlarımı....
eski dağılsın efkar....
neden okşarsın uçlarını....
bu sessizlik söyle niye....
gözlerinde uçsuz bucaksız....
çayırlar var....
bir de eşeğim....
çiçeği yeşili bol kuraksız....
bayırlar var....
bir de eşeğim...
bir çuval saman bir avuç arpa.....
eşeğin ağzı kulaklarına vardı....
eğeri vurunca iş sardı sarpa....
daneler ağzında kala kaldı...
bindiler üstüne vurdular kırbacı....
esiri olmak bir ömür boyu....
ela gözlerinin...
çıkmak istemediğim düştüğüm kuyu...
bağı çözüldü dizlerimin....
bazen ay düşer içine...
içi boş bir testiyim....
boşuna sallama beni....
değersizim eskiyim....
pınara yollama beni....
kulpum kırıktır benim...
eskiden baktıkça gözlerine....
yıldızları görürdüm....
mavilikler içinde....
sana doğru yürürdüm...
seni görmek ne güzel şeydi...
her gece düşümde....
eski dost.....
uğradı da bugün.....
şöyle maziye uzandık......
hoş sada ile o günleri andık.......
gözleri parlıyordu .......
demek ki o günlerde mutluydu.......
tek pencereli bir oda....
çiçekli perdeler....
bomboş içerisi şimdi...
ahalisi nerdeler....
tahta sedir kireç duvarlar....
son şarkıyı da dinledim....
iğnesi kırık eski plaktan....
o inledi bende inledim....
bakıştık bir birimize uzaktan....
inleyen nağmeler çalarken....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!