ELAZIĞ DESTANI
Yıl 1939 Erzincan felaketinden bir yıl sonra
Annem babam kaçarlar konup göçerler Elazığa.
Kim uyandırdı kenti önce
kuşlar ya da köpekler mi
gece lambaları ötmekte
güneş hazırlanmakta ufukların
ötesinde bir yerde...
guguklu saat saymakta
Şiir
Sanırım sevdiğim insan
Yaklaştı yaz tepelerine
Çünkü guguk kuşu ötmede
Daha bir yüksek sesle.
Dayanılmaz
Onu düşünmek dayanılmaz,
Bu yüzden,oraya gidiyorum
Kış gecesi nehirin kıyısına
Nehir rüzgarı dondurucu
WAKA
Eğer yalnız Hayat ve Ölüm
Bizim isteklerimizin
Kölesi olsa bile,
Peki bu ayrılığın acısı
İşittim ki Nagara köprüsünü de
Yeniden yapıyorlar
Beni karşılaştıracak
Şu dünyada
Ne kaldı?
Kiraz ağaçları
Şu dünyada durduğum yer
Niçin bana kaygılar getirmeli ki?
Dağda kiraz ağaçları
Gözümün önünde çiçek açıyor
Tanka
Sessizce oturmak
Ve bilgiç görünmek
Sake içmeyle
Ve nara atmayla
Masal
Dağla küçük sincap kavga etmiş
Dağ ona “Küçük Hırsız”, demiş
Sincap yanıtlamış:
“Kuşkusuz sen çok büyüksün,




-
Melaike Hüseyin
Tüm YorumlarGüzel bir manzara olmuş yine Hocam! Günlük gibi.
Hanımefendiye selamlar. İncir olacak da yenmeyecek mi Hocam! :-) Avrupada tane ile satılıyor şu incirler. Tanesi söylemesi ayıp, bidolar. Gurbetçim durur meyve tezgahı önünde, bakar şu memleketinden gelen teker teker kağıda sarılı, içi bal dışı ...