Gülüm dalım çiçeğim
Güneşle besledigim
Sevgi ile süslediğim
Yaban gülüm
Nar çiçeğim...
"Dert yürekten sökülmüyor"
Parça parça taşa çaldım derdimi,
Taş çatladı kıvrım kıvrım kök sürdü,
Bir sarmaşık güle attım elimi,
Gül kurudu derdim azdı yürüdü...
Sadece hasret sığmış geçip giden zamana,
Hüzün yoldaşım olmuş yalnızlık sevda bana.
Kilitli kapılarda hayal kurdum düş kurdum,
Yüreğimde ateşin adını özlem koydum.
Hasretinle yanan benim
Gel diyorum gelmiyorsun
Yolun boran kar mı senin
Gittin geri dönmüyorsun
Dağlar geçit vermez aman
Günleri aylarla ekledim durdum
Gün tükendi ay tükendi nerdesin
Sen gittin gideli hiç gülmez oldum
Yaz tükendi güz tükendi nerdesin
Hasret ektin bana bugünde dünde
İnsan, bazen mutlu, bazen mutsuz yaşamında geçirdiği her evreyi, yeniden yaşar.
Çocukluk ve gençlik yıllarıma ait ve niemle olan anılarımı hatırladıkça, gözlerim dolar, bir özlem yumruk gibi gelir tıkanır boğazıma...
Ninem her akşam bana, bazı hayvanlarla,
daha çok kuşlarla, perilerle ilgili masallar, efsaneler anlatırdı.
Öyle tatlı bir anlatışı vardı ki, sanki ağzından bal damlardı.
Dinle be evladım nasihat sana,
Ananın değeri biçilmez oğul!
Dualar dilekler hep senden yana,
Evlatsız bir tas su içilmez oğul!
Hep seni anarak başlıyor güne,
Uğur böceğim, duygu çiçeğim
Dudağımda sevinç nağmesi,
yüreğimde sevda...
Yedi iklim dört mevsim...
Gözlerde ışıltı, dudaktaki şarkı...
Hayalim düşüm, utangaç gülüşüm...
Şu sessiz çığlığımi varmıdır duyan,
Kırık dökük hayallerimle gel gitlerdeyim.
Bir değil bin özlem var içimde yanan,
Artık son baharın son demindeyim.
Yaralı anılarım bakıyor gözlerime,
"Ele Sevim Ele Sevim Az Galiki Ölem"
Gadan alam ben senin gel otur yamacıma,
Çağaken oynadığım oyun gibi seveyim.
Kaybolup da gideyim hülyalı bakışına,
Kuzusuna meleyen koyun gibi seveyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!