Tüm dertlerimi paylaşacak
Sevinçlerime ortak olacak
Beni benden İyi anlayacak
Bir dost arıyorum...
Saçımı okşayacak bir el
Öyle dur karşımda, bak bana biraz,
Zülfün cemalini, görmeye geldim.
Çatma kaşlarını, nedir bu naz?
Saçlarından bir tel almaya geldim.
Bilmem ki neylesem; duyulsa sesim,
(A)ymısın güneşimsin bilmem ki nesin?
(Y)üreğimde sevda gözümde fer sin.
(M)is kokulum ciğer parem sol yanım...
(İ)pek sensin çiçek sensin dalım sen,
(N)ihan sensin bahçe sensin gülüm sen,
(A)teş sensin duman sensin külüm sen.
“Ayrılık, ayrılık, aman ayrılık
Her bir dertten âlâ yaman ayrılık.”
Ayrılık, hüzündür, çiledir özlemdir...
Yakar kavurur hasret ateşi, bir çöle döner yüreğin...
Her geçen gün tüketir insanı yavaş yavaş...
Al yeşil bahçemi sevda bağımı
Kırdılar yoldular sele verdiler
Umut duvarımı gönül dağımı
Yaktılar yıktılar yele verdiler
Bükülmez dağ idim eğildi başım
Gittiğin günden beri bir kez yüzüm gülmedi,
Dışımda türlü kahır içimde hüzün kaldı.
Gönlümünde yanan ateş yıllar oldu sönmedi,
Unutmak mümkün değil mazide izin kaldı.
Gülümseyen yüzümü alıp götürdün benden,
Bazen bir yıldız kayar gecenin ayazında,
Bazen bir çiçek solar bir dağın yamacında.
Bazen ılık bir nefes zapteder can bahçemi,
Bazen küskün umudum süsler yorgun gecemi.
Ey vefasız;
Bir ateş yaktın gönlümde,
Sonra bırakıp gittin...
Umutlarım hayalim...
Yüreğim sende kaldı.
Bir rüzgar esti ardından,
Yüreğim param parça günlerim yasta benim
Uykular haram şimdi gözlerim yaşta benim
Yıldızlar alyanslı taç versede neye yarar
Hasretin yaktı beni bağrım ateşte benim
Gönlümdeki duyguyu taş duvarlar ne bilsin
Ben Öğretmenim;
Elimde bayrak, göğsümde iman.
Önce vatan, sonra vatan derim.
Dosta açık, düşmana geçit vermem!
Küfrün topuna güllesine eyvallah etmem.
Vatan yüreğimde tomurcuk güldür;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!