. ..
Sensizliğin felaketiyim
Yerli yurtlu bir konumu olmayan
Sensizliğin çıplağı, sensizliğin gözden çıkarılmışı
Bir sevda umuduyla yola çıkan
Sevgiye aç bir mülteciyim...
Senden sonra üç şeyi çok sevmeye başladım:
Evin dağınıklığını
Annenin yorgunluğunu
Ablanının kızgınlığını...
Sürgünüm bu dünyada basıboş
Bir taş gibi kurudu, kimliğim gözlerimde
Uçurumlar da yok yol bitti
Korkuyorum her yön dümdüz
Zaman yeni,zaman karanlık
Kimse açık açık “Seni sevmiyorum” demiyor artık.
“Seni seviyorum” da demiyor
İnsanlar birbirini yavaş yavaş hayatlarının dışına alıyor.
Bir gün artık hiçbir işe yaramadığımızda,
geriye sevgiden çok sessizlik kaldığını anlayacağız.
Bir deprem caresizliğinde
Duvarların içinde bir kenttir ömrüm
Sessiz,sensiz göçüp gidiyor...
Zaman çoktan gitti ,ben geçtim
bir işçi kahvesinden hasretine...
Sobanın közü bitmek üzere
Gaz lambasının ışığı söndü sönecek, aklımda sen, okuduğum eski bir gazete..
Masamda yüzü buruşuk bir adam
İçim gider kırılmalarda
Gösteremem sevmeyi
İçin başkasına gider,
Getiremem korkarım...
Bırakıp gittiği yolda
Hüznümün orta yerindeyim
Yitmiş kaybolmuş sevgi nesnem
Ruhum paramparça
Çölden daha yalnızdır hep
ötesinde gözlerim
Düşündüm güzel yüzünü, sarardım soldum,
Saçının akında dondum, kışlarda kaldım.
Dökülen telleri tutam tutam, değdi elime,
Topladım kokunla doldu, yandı ha bağrım?
Sorma bana sevme zamanlarımı
Sigaramın dumanlı uçlarında
Senden çok önce tükendi...
Kurak mevsimlerde yaşadım hep
Yağmur sevmem ben
Gelme üstüme öyle ıslak ıslak,öyle kırmızı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!