Hasretimi ırmaklara söyledim,
Başını taşlara vurup aktılar.
Turnalardan medet umdum bir haber!
Feryat figan yükseklerden baktılar.
Gözümü karartıp ummana daldım.
Vefasız sevgili
Gündöndü çiçeği gibidir
Güne döner yüzünü
Gündöndüdür adı
Günün batmaya görsün
Dönüverir sırtını
Evin kapısı düvenden,
Baş yemeği de soğandan.
Arılar kaçmış kovandan,
İçi mayısla sıvalı.
Görgü görenek kalmamış.
Sen gidince koca dünya boş kaldı.
Gözden dolu indi, başa yağdı kar.
Üzerime yıkılmaya başladı,
Tutunarak adım attığım duvar
.
Hıçkırık boğazda düğüm düğümdü.
Aynı yerde çalışırız.
Göz göze geldik geçende.
İkimiz de sustuk,bir müddet konuşmadık.
Düzeltti saçlarını cilvelendi.
Sonra sordu birden: Beni nasıl buluyorsun?
Ah güzel Ancela ah!
Hani demistim ya;
-Sen olmasan nasil bakar ban,bal rengi bir cift guzel goz?
-Sen omasan kim soyler bana birkac tatli soz?
Ulu agaclar dibine gomdugumuz taslara yemin.
Senden sonra kilitledim butun kapilari.
Ne bir goz gordum,
Dışarıdan baktım bir yeşil türbe,
Kemirir bitirir er oğlu eri.
İçeri girdim ki, estağfur tövbe,
Çıkardım kıçımdan S. Sekreter’i.
*
Düştüğümü görünce bir çifte de o savurur.
Yalnızlık mazisi umutlarımın.
Geçen yıllar geri gelir mi bilmem?
Çiçek tanımayan hoyrat arının,
Balı derde derman olur mu bilmem?
Yorgun gönlüm,elim gitmez kaleme.
Gene sızı düştü garip gönüle
Yolcusuz yollarım tozdur dumandır.
Hızır Nebi yardım eder denile
Bineksiz gelenin hali yamandır.
Sitemim var acımasız yıllara
Bir arzuhal yazdım küsülü yare.
Kelimeler pişman heceler düğüm.
Kandı derler yadellere ağyare.
Gerçek değil hayal olsun duydugum.
Kalem dua eder,kağıdım niyaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!