'Bir söz dedi ki canan,keramet var içinde.
Dün geceye dair işaret var içinde.
Meyhane mukasri görünür taşradan amma,
Bir başka ferah,başka letafet var içinde.'
Nedim-i Şeyda
'Girelim içeri,' dedi koca şair.
Tok olan bilemez açlığın hali
Tokun boynunadır açın vebali
Sazı alıp Koca Veysel misali
Mes dilinden çarık ile konuşur.
Tavuk olur darı ambarı görür
Nimetten mübarek sudan durusun
Yaradanım her dem seni korusun
Gözümsün, nurumsun, gözüm nurusun
Yavrumsun, kızımsın, emlik kuzumsun.
Duygulu bakışlar, buğulu gözler
Bir zamanlar gözden uzak küçücük bir köy vardı
İnsanları zor geçinir, gelirleri pek dardı.
Kış mevsimi uzun sürer, karlar adam boyuydu.
Geceleri bir yıl gibi, muhabbetler koyuydu.
Bu mevsimde tüm hayvanlar beslenirdi ahırda.
Yem saman yetişmez diye, sahipleri kahırsa.
Eyy! bana zehrolan hicranlı gece.
Bana yüklediğin elem bitmedi.
Dua ettim gitsin diye üstümden.
Zalim felek yine kabul etmedi.
Sessizliğin bana korku veriyor.
1
Sen söyler yazarsın edebî kıt’a.
O kıt’a söylemez edebi kıta.
Bir masum kuzuyu teslim etmişler.
Namustan fukara edebi kıta.
Kar altında kalan tren rayları,
Kara yılan olur sokar bir zaman.
Kar eriyip gün vurunca dağlara,
Türlü çiçekleri kokar bir zaman.
Kara çalı olup araya girer.
Unutmak istedikçe seni hatırlıyorum.
Hatırladıkça unutmaya çalışıyorum.
Unutuyorum hatırlıyorum,
Hatırlıyorum unutuyorum.
Unutayım dedikçe hatırlıyorum.
Ne halt ettiğimi bilemiyorum.
Ölüme çare yok biliyorum.
Ölmek de istemiyorum.
Zor iş be kardeşim.
Hak veriyorum Cahit Sıtkı'ya:
'kapımı çalıp durma ölüm,açmam.
Ben ölecek adam değilim.'
Gündüzün boş, gecen boş.
Kelimen boş, hece'n boş.
Sabahın boş, akşamın boş.
İçin boş, dışın boş.
Elin boş...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!