Artık takvimlerimi senin yokluğuna kurmuyorum,
Beklemenin o zehirli sabrını damarlarımdan kazıdım.
Senin kurduğun o yalan bahçelerinde,
Kendi ölümlerimi en güzel yerlere gömdüm.
Öyle bir gittim ki; sanma ki arkamda bıraktım,
Ben aslında seninle olan o "beni" orada bıraktım.
Bir enkazın altında nefes almayı öğrenmiştim,
Şimdi o enkazı da senin o sığ dünyana yıktım.
Seve seve vazgeçiyorum, evet;
Ama bu bir teslimiyet değil, bu bir infaz!
Senin o hiç gelmeyen yarınlarına,
Bir daha uğramayacak kadar kalbim sana ayaz.
Yoruldum; bir boşluğun yankısı olmaktan,
Senin hiç tanımadığın bir adamı/kadını yok saymandan.
Gitmek, bir korkaklık değil, bir uyanışmış;
Senin yokluğunla değil, varlığınla sağır kalmaktan...
Artık ne kapı aralık, ne de gözüm yolda,
Senin tüm o "belki"lerini, kendi "asla"larımla yaktım.
Bitti.
Seni, kendi küllerimin üzerinde unuttum.
Kayıt Tarihi : 11.07.2026 17:12:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!