Hasretim bir sözüne, sessizliğin kızıl kıyamet
Gözlerin gözlerimde boynuma taktın kement
Yoksan yangınımla, alev alev... yanar bu kent
Tenim tenine hasret gel ha sinemi har eyleme.
Yatarım sokağında bak*gülüm yüzüme ver işi
ŞİRAZE
Düşer beşerin dudağından
Bir sitem derinden
Elmanın içi kurtlu genin den
Bir anda çözülür cümle lisan
Sır değil ayan beyan.
Kaldımı dayanacak gücün
Közlüyor yüreğimi sevdan
Sevda yüklü gönüllerde kervan.
Çölde kalmış deve gibi.
Evvelî bir sesti o, ezelî bir nidadır,
Katre ummandan kopan, esir-i fedadır.
Zaman denen o gömlek, yırtıldı bak nihayet,
Ölüm geldi kapıya; ne bitiş ne nihayet!
Çözüldü ilmek ilmek, dünya denen kördüğüm,
Kime güvenip emmi dediysem
Gözüme bakıp sırtımdan vurdu
Kimin derdine derman olduysam
Ahdı vefa bilmedi sırtımdan vurdu
Gönlümün kapısının kilidi kırık
Üzülme/din giderken kalbim fena kırıldı
Gözümden yaş süzüldü birden yüzüm asıldı
Huzuru kaybettim hüzünden kalbim kasıldı
Tutuldu dilim o an çekildim bir köşeye.
Köşede otururken birden kalktım doğruldum
O anı karele hafızana kaydet
Bülbül dertli öter gülü söyletir
Halini yaz yaradana beyan et
Dertli bülbülü baykuş söyletir.
Bu alem karanlık izbe bir yer
Gözlerinde çizgisi eski hipodromların,
Alnında rüzgârı var o şanlı hücumların.
Yorgun göğsü bir körük gibi iner derinden,
Bir asalet akıyor tükenen dizlerinden.
Ne jokeyin kırbacı ne o eski alkışlar,
Bayram gelmiş benim neyime.
Elin değmeyince birkerecik elime.
Türkü söyleyeyim gülüme.
Birkerecik gözün baksın gözüme.
Deli divane aşığım yolunda senin
Bağrım yanar, sönmez hârı,
Çöktü ser'e dağlar kârı.
Gözüm yaşlı, yollar çetin,
Ömür geçmez, bitmez zârı.
Sazım inler, teli sızlar,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!