Kırılsın omurgası / şu kokuşmuş çağların!
Köpürsün kara deniz, / dövsün arsız kıyıyı!
Kopsun çelik ipleri / sahte sığınakların!
Yere batsın saraylar, / boğun yalan uykuyu!
Essin deli rüzgârlar, / merhamet yok geceye!
Zaman tezgahında sızılar gizli,
Yollar uçurumdu ve duman gözlü.
Yalan rüzgârları estikçe hızlı,
Yürünmez yollarda menzil aşınır.
Milyon söz yazıldı sevdadan yana,
Aşık maşuğunu bekler derinden hislenir
Küçücük adımlar büyür aşkınla beslenir
Seven sevdiğine aşkı sevdayla seslenir
Gelirsen mevsimler değişir yüreğim çağlar.
Yaz çiçekli böcekli şiirler değişsin çağlar
Onur şan şerefim vatanım
Kanımı akıtığım yer vatanım
Mehmedimin yattığı yer vatanım
Atar kalpler vatan için.!
Seyid onbaşının imanla ayağa kalktığı
Boğazın suları büründü kana,
Bir çelik yığını çöktü sahile.
Dünya birleşip gelse de yan yana,
Eğmedi başını tek bir fert bile.
Nusret’in döktüğü sessiz mayınlar,
Yıldızlar kanat çırpar sözlerin ile
Burnumda tütüyorsun canımın içi
Hatıralar canlanır gözlerimde
Bana benden yakınsın, canımın içi
**
Baktın gözlerime kandım sözlerine
I
Söğüdün yaprağına asılmış umut
Aşkın yüreğimde gözlerim bulut
Kararmış bulutlar salkım söğüt
Umudun dalına bağla(n)mış çaput!
Benim derdim vardır dedim
Çare bulunmaz mı dediler
Gönül yaram derin dedim
Çare bulunmaz mı dediler
Bir gül gonca gülü sevdim
Kalk gülüm bir çay demle
İnce belli bardaktan olsun
Bir buseyle gülüşünü koy
Bardaklar aşkla dolsun.
Güneş üstümüze doğsun
I
Çayı şekersiz içemem
İnce belli bardaktan vazgeçemem
Gülü koklamadan yâr seçemem
Serden geçerim yârdan geçemem.
II




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!