Duyguların duygularıma tezat
Yön ver duygularına bir göz at
Ruhumda fırtınalar haraç mezat
Aşalım engelleri hayat parkurunda.
Sonu nasıl biter bilmem amma
Atım kendimi sevdanın narına.
Aşka sevdaya vefa güzeler aradım.
Sevda yokuşlarında debelenirken.
Vuslata giden yâr'lar aradım.
Çevirdim yüzümü mevlamdan yana
Ben yürürüm hakikat yolunda
Eğer Lehv-i kalem yazmışa
Bülbül güle ötüyor hak yolunda
Eğer Mevlam bunu yazmışsa
Gül dalında baykuşlar öttüyor
Sırlar faş oluversin, göz göze bakışalım
Dertler son buluversin, yollarda kavuşalım
Ruhlar nur doluversin, yüreğe dokunalım
Aşk ne demek yazalım, yâr koynunda yanalım.
Konuşturalım kalemi bülbül dile gelende
Benim keyfim yerinde haha.
Sazı çalarım, ince ince ha ha.
Gül kokusu burnuma geldi haha
Beste yap okurum sazla haha
Sinem sızlıyor böyle niye niyeki
Buralarda şiir yazılmıyor sevdiğim
Kaşık elimde çorba önümde içemem
Sağdanmı sallasam kaşığı soldanmı bilemem
Ama sallamasam o kaşığı çorbayıda içemem
Buralarda şiir yazılmıyor sevdiğim
Bu şehre yaz gelir mi artık?
Ne çok bekledim bir bile bilsen seni?
...........................................
Bu aralar kafam çok karışık!
Kara bulutların ardında güneş
Göz kırpıyor sana bana beleş
I
Yaldızlı kadehlerden / süzülen kızıl zehir,
Kefen rengi bir nehre / akar durur bu şehir.
Fani mühre kananlar / mutlak hakanım sanır,
Azaplı çarklar döner / uyanır mülke canlar;
Uysal bir sabır değil / büyük bir infilaktır!
Zalimlerin devri bitti / sarsıldı ulu tahtlar,
Kanlı fırtına ile / temizlendi bu evren.
Şimdi bizim elimizde / parıldayan o bahtlar,
Kozmik isyan kazandı / küllerinden doğarken!
Postallarla çiğnenen / o tarihin bağrından,
Kırılsın omurgası şu kokuşmuş çağların!
Köpürsün kara deniz, dövsün arsız kıyıyı!
Kopsun çelik ipleri sahte sığınakların!
Yere batsın saraylar, boğun yalan uykuyu!
Essin deli rüzgârlar, merhamet yok geceye!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!