Kaşı karam benim sılam
Gurbet oldu benim yaram
Kuşlarla göndersem selam.
Alırmısın sevdam vesselam
Aşkım ağlarsa gözde yaşım
Son sözünü söyleyemedin gözüm
Bir küstün barıştın iki karıştı yüzün
Yandı ciğerlerim harlandı k/özüm
Sözünde var olan sevdana kandım.
Baktım sözlerine bir rotasız saldın
Zangoçlar hasbihal eder
Papaz efendi turp sıkar
İmam efendi arpa peşinde
Köyün muhtarı mühür peşinde
Çarkı devran zuhur içinde
Ne it peşinde koş ne iti incit
Efsunlu aynaya etsem nazar.
Baksan ne yazar bakmasan ne.
Gönül tahtım olmuş tarumar.
Kızsan ne yazar kızmasan ne.
Aşığa sorulurmu sevda yolu
Eskiden bülbül gibi şakır öterdin
Şimdi baykuş gibi tünersin gönül.
Bu gönül senidi inan dağ gibiydin.
Kamyon gibi duvara tosladın gönül.
Eskiden pahalı tütün siğara içerdin.
Demliği koy ocağa deme neme lâzım
Kısık ateşte çayını demle içsin Kazım
Kaldırıp indirme kaşını deki bu niyazım
Kel kafaya, ya peruk ya şapka lâzım.
Gerçeği herkes görür, görmezden gelir
Kırıldı yüreğimin fay hattı
Sesimi duyan var mı?
U yan
S arsıldık uyuyan
A cil sesime ses ver uyan
Sustu insan sustu nizam
Kırıldı fay hattı bozuldu intizam
Dördü on yedi geçe saatler durdu
Zifri karanlık gece de
Gülün minesi soldu
İstemem, yaşamak baka baka
Garibanlık zor zanat hep tu kaka
Kaderin şarabından içtin ite kaka
Kalmadı başında saç yola yola.
Sabret dedin zımnen! Kalben dilin ile
Kaldır nikabını göreyim yüzünü
Çaresiz derdimin dermanı sende
Salında geç göreyim gül yüzünü
Arıyor gözlerim nerdesin nerde.
Hayat perde perde mutluluk serde
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!