Adımladım adım adım, o karanlık gecede,
Gölgemi uğurladım o hafifleyen hecede.
Yıkılan enkazlardan yeni şehirler kurdum;
Geçmişin yükü gitti, ruhumu özgür kıldım.
Sustu o ağır sitem, dindi içte fırtına,
Gül yüzün gülsün bu gece
Ay doğar geceye sen gülünce
Düşün mazide ki aşklarını ece
Ay doğar geceye sen gelince
Yüreğim kanatlanır her gece.
Ay (ki) gece doğar
Gece uzun yollar hüzün
Say (ki) vakit tamam
Sokağın da öksüzüm
Aç (ki) pencereni g/özüm
Armudun sapı Üzümün çöpü
Yoruldum dildeki benden, bıraktım ten hırkasını,
Uyanınca gözüm gördü bu sonsuzluk aynasını.
Sırrın gömüldüğü kuyudan yükseldi o kadim çağrı,
Açıldı perdeler bir bir, dindi ruhun derin ağrısı.
Tahir düşmüş camura
Üstündeki çamuru bulastıracak adam aryor.
Cahilin sesi geliyor uzaktan
Tel kadayıf olmuş nefesi kokuyor
O kadar ustaki bide adamım diyip
Meydanda çıkmış caka satıyor
Ayna bir sır saklar, kuyu bir gizem,
İkisinin tam ortasında kâdem.
Biri yüzü çarpar, biri can yutar,
Böyle bir dehlizde yok olur âdem.
Aynaya bakarsın, et ile kemik,
Coştu yine bağlamamın telleri.
Çalıp söylesem o yâre doğru
Gönülden söylerim yanık türküleri
Yüreğimle akıp gitsem o yâre doğru.
Ömrüm geçti kaşla göz arası
Ayrılık fırtınasında tutuşur liman
Tüten sigaram ciğerim duman
Gözümün önünde belirir siman
Oturup ağlarım elimde şişem
Ağlamak kaderim gülmek neşem
Elindeki ipi ipsize verme sakın.
Ayağına takılır düşersin oğul.
Ayağında top oynarsan akın akın
Kaleye gidipte gol atma sakın.
Kırma kalenin direklerini oğul.
Hayatta dört ele sarılacaktı bahar
Gülüşünle gelecekti o som bahar,
Raks ederek saçlarını savuracaktı bahar
Kar tipi boran kapandı yollar zahar
Gelmedi beklenen o yaz ilk bahar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!