Engin Çakar Şiirleri - Şair Engin Çakar

Engin Çakar

Yine yağmur yağıyor İstanbul'a,
Paklanıyor bir Ramazan sabâhı;
Caddeler, parklar, topraklı tüm yollar,
Rahmet derinliğine gömülüyor,
İstanbul'a özel, gökler ağlıyor...

Devamını Oku
Engin Çakar

Bir tarih var: 'Yirmi dokuz mayıs, bin dört yüz elli üç',
Devre nûr saçan bir tarih; karanlığa vuran çekiç...

Geliyor fetihler Fatihi; koca Sultân Mehmet han,
Feth oluyor Konstantiniyye, zalim bizans; feveran!

Devamını Oku
Engin Çakar

Bâtıldan uzak ol; Hakk'a yakın,
Şirkten ırak ol; tevhîde bakın...

Haram kirlidir, helâlle yıkan;
Gel, hakikatin nûruyla, arın...

Devamını Oku
Engin Çakar

Allâh'ın rahmetinden ümidini kesme ey can,
Bazen varlıkla olur; bazen yoklukla imtihan.
Bir sınav dünyâsı, fâni; sabırsız olmaz bu han,
Bazen açlıkla olur; bazen toklukla imtihan...

Alîm olan Rabbin var; bil ki, her şey Ona ayân.

Devamını Oku
Engin Çakar

Geçer bu günlerde geçer
Zaman sabırlıyı seçer
İçer ömürlerden içer
İmtihân dünyâsı bu...

Dağa güvenme yıkılır

Devamını Oku
Engin Çakar

Etrafıma şöyle bir baktım, dertsiz insan yok gibi. Sonra dedim ki madem dertsiz insan yok ve madem imtihan vesilesi bunların hepsi, öyleyse muhim olan dertlere meydan okuyarak, dertlerin sinesinde boğulmadan yüzebilmek. Tabi ki yüzerken de şunu da unutmamak gerekir; ne kadar profesyonel yüzücü olsakta bilmeliyiz ki, denizde boğulanların çoğu iyi yüzme bilenlerdir.. Bazen çok iyi yüzücü olmamız da kazanacağımız yada kârlı çıkacağımız manasına gelmez. Bu yüzden her derdin üstesinden geleceğimizi sakın ha zannetmeyelim de, sadece dertlerin tüm ömrümüzü ve ruhumuzu kaplasa da bunların âhiretimize kefâret olacağını düşünerekten hareket edelim ki, umutlu bir gelecek hayalimiz olsun. Olsun, olsun ki; hayatımız neşe dolsun. Dertlerin deryâsı içinde mahsur kalmışken de gerekirse dalgaların yıkıcı ve haşin kollarında değil de daha bir sâkin noktalarında, kıyısında, köşesinde yüzmek fırsatları bize verilmişse işte bu fırsatı bizler cânı gönülden kullanma tutkusuyla, en az zarar ile zarifce rotamıza devam etme hevesiyle yol alma heyecânı içinde olmalıyız. Hayaller bizim için saadet otobüsüne binerken beklediğimiz durak olmalı. Olmalı olmalı ki; bu durakta beklerken yaşamın mânâsı ve şu köhne dünyaya gönderiliş amacımız yâni bir imtihân vesilesi olduğu akıldan çıkarılmamalı. Amaç unutulursa dertler hatırlatır. Dertlerin bize amacımızı hatırlatması fevkalâde gibi gözükse de, sıkıntı ve kederlerin hatırlatması yerine saadet içinde olduğumuz vakitleri iyi değerlendirmeli, bu vakitler içinde dünyâya gönderiliş amacımızı ruhumuza sindirerek bedenimize yapıcı yönleri keşif araması içinde olmalıyız. İmanla derman havuzuna su misali dolmalıyız. İşte ancak böyle yaparsak; hayır ve şerrin Allâh' tan geldiğine tam manasıyla inanırsak, dertler deryasında yüzsek de umut denen ince, nârin, zarif çizgiyi hayatımızdan silmemiş oluruz. Umut için yol almak şart. Yol almak içinse inanmak şart. İnanç umudu tamamlayan çizgidir. Dünyânın bir çoğunun su olduğu nasıl bir gerçekse; dünyâ hayatının da birçoğu dert deryâsından oluşmaktadır. Dert deryalarında yüzerken umudu kaybetmememiz dileğiyle...

Çünkü insanı bitiren yüzmenin yorgunluğu değilde, 'yüzsem ne olacak hep aynı zaten' tümcesindeki umutsuzluktur. Umutlu yarınlara inşaAllâh; umutlu yarınlar içinse; inançlı bugünlere ihtiyaç vardır...

İnançlı dünler, umutlu bugünleri; inançlı bugüner ise; umutlu yarınlara her zaman gebedir. İnanın çünkü; umutsuz olanlar inanmayanlardır...

Devamını Oku
Engin Çakar

"Ahlâkın bir gücü var, bükülmezdir, çelikten,
Sağlamlığın kaynağı; tatlı söz, incelikten..."

Devamını Oku
Engin Çakar

''insanlık ölmedi sadece uyuyor; azrail gelince uyanacak,
insanlık ölmedi, sadece azaldı; ama görünmüyor...
insanlık...zindanlık...ey hüsranlık nerdesin?
savaşlar insan vururken...sanki sulha perdesin...''

Devamını Oku
Engin Çakar

"Arkadaşlar milletin dinlediği türküye takılmayın, ahlâka bakın; gıybet etmek, yalan söylemek, çekiştirmek, milletin kuyusunu kazmak haramdır. İnsan konuştuğu zaman iyiyi konuşursa haram işlemez, kötüyü konuşursa işler. Dinlenen de böyledir, eğer boş gereksiz anlamsız, Allâh'tan uzaklaştıran şehvet, isyan vs. kısacası haram içerikli ise dinlediğin câiz değildir.Fakat sana Allâh'ı tefekkür ettiriyorsa, hatırlatıyorsa, halkın dertlerini anlatıp sana yol gösteriyorsa bu ne kadar güzeldir.Fakat bu, müziği ruhun gıdası yapmaz, ruhun gıdası Allâh kelâmı olan Kurânı Azimüşândır, müziğe bir terapi yöntemi diyebiliriz..Şu iyi bilinsin ki: 'Ameller niyetlere göredir'...Sigaranın bilimsel olarak zararlarının kesinlik göstermesine rağmen, sigara içip vücuduna zarar veren kişiler helal mi işler? Fakat nedense bunu görmez de masumâne isyansız, öğüt içerikli, hayata yön veren türkülere takılır, işte bu bir hastalıktır, kendi ayıbından, kusurundan bihaber olma hastalığı...Ne diyeyim, Rabbim şifâlar ihsan eylesin..."

Devamını Oku
Engin Çakar

Beklentin ne kadar çok olursa bu âciz dünyâdan,
Beklentin kadar üzülürsün, sıyrıl şu mâsivâdan...

Devamını Oku