Buzdan bir parmaklık var aramızda
Hangimiz mahkum kime ne
Özgürüm olduğum yerde
Ölüme saat kurdum sana ne
Çekimser fakat mutluysan eğer
Deli rüzgar...
Esiyor tarıyor saçlarımı arkaya,
Eski bir İtalyan filmindeki gangster gibiyim
Replik replik konuşuyorum,
Hayatla inatlaşıyorum
Bu gün kadehimi şerefine kaldıracağım.
Darp edilmiş Hislerim,
Ağaç kovuğu olmuş zavallı kalbim
Saç rengine bürünmüş eğri düzenim
İnsanlık tarihi kadar eski dürtülerim
Saat sabah dört balkondayım,
Kahvem cigaram ve sen varsın yine yanımda.
Bakıyorum tepemdeki kızıl kubbeye,
Yavaşça sıyırıyorsun gecenin eteğini.
Ve gördüm seni, parlıyorsun gökyüzünde
Yol var, uzun sanarlar...
Halbuki yola bir çıkarsam
Çok hızlı varırım be sevgili.
Eşya da almam, çırılçıplak varırım
Belki bilmezden gelirsin...
Hislerimi şiirlerle tüketiyorum.
Eski bir evin penceresinden kendime bakıyorum.
Gençlerin fırça darbeleriyle rengarenk boyanmış yeşil duvar,
Bana bir şeyler söylüyor.
Bulutlar asmışlar ağlasın kurusun diye
Hayallerim gökkuşağı olmuş, bir eli elinde
Tempo tutar sensizliğe göğsümdeki metronom
Sözler de takılmış kalmış sanki küpende
Yattın epey zamandır bendeki mapushanede
Akıtırım gözyaşlarımı, kahrımızın yerine
Saklarım içimde kimse görmesin diye.
Gözlerim kan çalarcasına..,
Yuvalarından fırlarcasına..,
Öyle bir giderim ki, ruhum ayrılır benden
Galakside yine yağmurlu bir gün...
Fikirden göktaşları düşüyor beynime birer birer.
Herbiri derin çukurlar açıyor.
Ben ise onları yine doldurmaya çalışıyorum seninle.
Güzel filmler izliyorum kavuşmayla biten
Hiç hissetmedin mi gözyaşım olduğunu ?
Gerçekten hissetmedin mi tırnakla et olduğunu ...
Hani yağmur yağar da toprak kokar ya
Öyle almadın mı kokumu uzaktan,
Koklamadan...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!